DOLAR
45,1707
EURO
53,0077
ALTIN
6.714,03
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Tülay Hatimoğulları’ndan süreç açıklaması: Bazı tıkanıklıklar yaşanıyor ama aşılması için elimizden geleni yapıyoruz; barış nehri akacak!

Van’da düzenlenen 1 Mayıs mitinginde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, çözüm sürecinde bir takınmanın yaşandığını ifade ederek, “1,5 yıl aşkındır Sayın Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı çağrıyla Barış ve Demokratik Toplum …

Tülay Hatimoğulları’ndan süreç açıklaması: Bazı tıkanıklıklar yaşanıyor ama aşılması için elimizden geleni yapıyoruz; barış nehri akacak!
01.05.2026 18:40
0
A+
A-

Van’da düzenlenen 1 Mayıs mitinginde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, çözüm sürecinde bir takınmanın yaşandığını ifade ederek, “1,5 yıl aşkındır Sayın Abdullah Öcalan‘ın İmralı’dan yaptığı çağrıyla Barış ve Demokratik Toplum süreci başlamış durumda. Ama sizler de takip ediyorsunuz. Süreçte bazı tıkanıklıklar yaşanıyor şu anda. Biz bu tıkanıklıkların aşılması için elimizden gelen her türlü çabanın içindeyiz. Şu çok net bilinmeli ki barış nehri akacak. Akan bir nehre, akan bir suya, hangi taşı koyarsanız koyun o su o taşı aşar. Şimdi bu sürece eğer biri taş koymaya kalkıyorsa bilsinler ki halkın gücü o taşı oradan kaldıracak ve biz bunu mutlaka aşacağız” dedi.

Van Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde, “Emek, adalet, eşitlik, barış ve demokrasi için alanlardayız” sloganıyla Van kent meydanında 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle miting düzenlendi.

Mitinge, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Başkanı Ahmet Karagöz, siyasi parti yöneticileri, sendika ve çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Mitingde konuşan Hatimoğulları, gündeme dair değerlendirmede bulurdu. 1 Mayıs’ın bir mücadele günü olduğunu söyleyen Hatimoğulları, “Bugün 1 Mayıs işçilerin, emekçilerin; birlik, dayanışma ve mücadele günü. Basın emekçisi kardeşlerime özel olarak buradan 1 Mayıslarını kutluyor ve en zor zamanlarda bizlerin her daim sesi ve soluğu olduğu için de hepimiz adına teşekkürlerimi sunuyorum. Evet, bugün bizler işçilerin, emekçilerin bayramını kutluyoruz. Doğrudur. Ama 1 Mayıs bizim açımızdan dört başı mamur bir bayram değil. 1 Mayıs kanlı bir tarih ve bir mücadele tarih ile yazılmıştır. Sözlerime başlarken İstanbul’da 1977 1 Mayıs’ında Taksim’de katledilen canlarımızı saygıyla, minnetle anıyorum. DİSK’in kurucu başkanlığını yapan, faşistlerce katledilen sevgili Kemal Türkler ve onların şahsında getirdiğimiz bütün işçi kardeşlerimizi saygıyla minnetle anıyorum” diye konuştu.

“Bütün dünya 3. Dünya Savaşı tehlikesi altındayken bunun sebebi kapitalizmdir”

2026 yılının 1 Mayıs’ında kapitalizm krizinin en derin olduğu bir dönemde karşıladıklarını dile getiren Hatimoğulları, şunları kaydetti:

“2008’de başlayan ekonomik kriz emperyalist güçler kapitalist sistem tarafından yönetilmeye çalışılırken bize faturası ne oldu biliyor musunuz? Bize savaş, kan, gözyaşı, açlık ve yoksulluk oldu. Bugün Rusya-Ukrayna savaşının sebebi budur. Kapitalist sistemin emperyalist güçlerin kendi aralarındaki paylaşım savaşıdır. Bugün ABD’nin, İsrail’in, İran’a saldırısı ve İran savaşının sebebi budur. Bugün bütün dünya 3. Dünya Savaşı tehlikesi altındayken bunun sebebi kapitalizmdir ve bunun bedelini biz halklara ödetiyorlar. Orta Doğu’da Kürt’e ödetiyorlar, Arap’a ödetiyorlar. Türkiye’ye ödetiyorlar. Dünyanın her yerinde halklara ödetmeye çalışıyorlar. Ama halklar buna karşı direniyor. Bunun en güzel örneğini Rojava’da direnen Kürt halkı göstermiştir.

Bakın, çözüm nettir. Savaş ittifakına karşı halkların barış ittifakı tek çözümdür. Emperyalizmin savaşlarına ve sömürünün üzerine karşı en önemli çözüm enternasyonalist barış hareketini bütün dünyada görebilmektir. Başka da çözümümüz ve çaremiz yoktur. Buradan bir kez daha sesleniyoruz. Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği.”

“AKP iktidarı gelene kadar tarımda ihracat yapan ilk 9 ülkenin arasında yer alıyorduk”

Hatimoğulları, şöyle devam etti:

“Rakamlarını asla güvenmediğimiz TÜİK bile diyor ki: ‘Türkiye’de her üç işçiden birisi şu an işsiz yani çalışma potansiyeli olan insanların üçünden biri şu anda işsiz. İnsanlar kiralarını ödeyemiyor. Emeklilerin aldığı maaş torununa harçlık vermeye bile yetmiyor. Açlık, yoksulluk diz boyu derken iktidar ve yandaşları; o sarayın zengin ettiği kesimler ‘Bunu abartıyorlar’ diyor. Oysa gelsen, sokaklarında dolaşsan. Gelseler, Kürdistan’ın sokaklarında İstanbul’un açlığı ve yoksulluğunu görsünler.

Bakın geçen gün Almanya’daydım. Bir etkinlik için gitmiştim. Orada yürürken marketteki fiyatlar dikkatimi çekti. Domates 1.99 Euro Almanya’da. Türkiye’de, Ankara’daki markette domates kaç lira biliyor musunuz? 2,5 Euro. Domates 200 TL’ye yaklaştıysa bu iktidar utanç duymalı bundan utanç. Türkiye bir tarım ülkesidir. Türkiye AKP iktidarı gelene kadar tarımda ihracat yapan ilk 9 ülkenin arasında yer alırken şimdi biz buğdaya, ete ihtiyaç duyuyoruz.

Kürdistan’ın meraları bütün Türkiye’ye yetecek kadar et üretebilir değil mi? Ama engellediler, yasakladılar meralarımızı. O yüzden çiftçiye destek sağlanmıyor. İran’daki savaştan kaynaklı Türkiye’de zaten mevcut olan sorunlar ve hayat pahalılığı katlanarak karşımıza çıktı. DEM Parti olarak parlamentoda acil bir çözüm paketi açıkladık. Bu çözüm paketinde işçinin, emekçinin az da olsa rahatlaması için ağrı kesici niteliğinde bazı önerilerimiz oldu. Ama hiçbirini hayata geçirmediler. Hiçbirini uygulamadılar.”

“Bugün Gülistan Doku için yapılan çalışma, Rojin Kabaiş için de yapılmalıdır”

Kadın cinayetlerine ilişkin olarak da konuşan Hatimoğulları, Gülistan Doku için yapılan soruşturmanın Rojin Kabaiş için de yapılması çağrısında bulunarak, şunları söyledi:

“Biz kadınlar hayatın her alanında emekçiyiz. Evde emekçiyiz. Çocuklara emekçiyiz. Fabrikalarda, tarlalarda çalışırken biz kadınlar emekçiyiz. En fazla emeği sömürülen, en fazla emeği görmezden gelinen biz kadınlarız ne yazık ki. Kadının görülmeyen emeğinin sesini daha fazla yükseltmeli, sesini daha fazla örgütlemeyiz. Sevgili kadınlar, buradan özellikle Gülistan Doku şahsında ortaya çıkan çok önemli bir çürümüşlük bir kez daha bizim yüzümüze çarptı. Özellikle Kürdistan’da yürütülen özel halk politikalarının sonucunda gençlere ve kadınlara yönelik uyuşturucu ve çeteleşmenin bedelini en fazla gençler ve kadınlar ödüyor. Bugün Gülistan Doku için yapılan çalışma aynı şekilde Rojin Kabaiş için de yapılmalıdır. Rojin Kabaiş cinayeti mutlaka aydınlatılmalıdır.”

KHK’lılara seslendi: Her yerde sesleri olmaya devam ediyoruz

“Bizler barış ve demokratik toplum sürecinin görüşmelerini devam ettirirken hükümetle görüşmelerde üzerinde durduğumuz en önemli konulardan biri KHK’lıların görevlerine iade edilmesiydi” diyen Hatimoğulları, “Bugün insanları işsizlikle yoksullukla terbiye etmeye kalkışan bu sistem ve bu rejimin attığı bu adımdan geri dönmesi gerekiyor. DEM Parti olarak KHK’lı kardeşlerimizle dayanışmamızı sürdürdüğümüzü, onların her yerde sesi soluğu olmaya devam ettiğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Kapitalizmin panzehri sosyalizmdir. Kapitalizme karşı sosyalizmi örgütlemek, demokratik sosyalizmi örgütlemek hepimizin boynunun borcudur. Emeğin hakkı o zaman gerçekleşir. Adalet o zaman gerçekten tecelli eder. Bunun için daha fazla çalışmalıyız” diye konuştu.

“Şu çok net bilinmeli ki barış nehri akacak”

Çözüm sürecinde bir tıkanmanın yaşadığını belirten Hatimoğlu, şunları söyledi:

“Süreç konusu… Biliyorsunuz 1,5 yılı aşkındır Sayın Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı çağrıyla ‘Barış ve Demokratik Toplum’ süreci başlamış durumda. Ama sizler de takip ediyorsunuz. Süreçte bazı tıkanıklıklar yaşanıyor şu anda. Biz bu tıkanıklıkların aşılması için elimizden gelen her türlü çabanın içindeyiz. Şu çok net bilinmeli ki barış nehri akacak. Akan bir nehre, akan bir suya, hangi taşı koyarsanız koyun o su o taşı aşar. Şimdi bu sürece eğer biri taş koymaya kalkıyorsa bilsinler ki halkın gücü o taşı oradan kaldıracak ve biz bunu mutlaka aşacağız.

Şu bilinmeli ki değerli halklarımız; emek mücadelemiz, kadınların mücadelesi, ekoloji mücadelesi, insan hakkı mücadelesi, Türkiye’de özellikle Kürt sorunuyla ilgili büyük bir mücadele verildikten sonra yani son 50 senede hep terör korosuyla engellenmiştir. Bir emekçi ‘Ben sendikal hakkımı istiyorum’ diyor. ‘Ama sen teröristsin’ diyor. Bir emekçi ‘Ekmek istiyorum’ diyor. Ama ‘Sen teröristsin’ diyor. Bir sendika ‘Grev hakkını kullanmak istiyorum’ diyor. Ama ‘Sen teröristsin’ diyor.

“Türk halkının özgürlük mücadelesiyle işçinin, emekçinin mücadelesi birleşmediği müddetçe gerçek bir barış inşa edemeyiz”

Sayın Abdullah Öcalan’ı geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı’da ziyaret ettiğimizde açık ve net bir şekilde yaptığı çağrının anlamını şu şekilde ifade etti. ‘Bir yandan Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü, Kürt sorununun artık silahlı çatışmanın ötesinde siyasi ve hukuki bir zemine taşınması için bu çağrıyı yapıyorum’ dedi. ‘Ama aynı zamanda bütün Türkiye halkları, işçileri ve emekçileri, siyasi ve toplumsal dinamikleri şunu bilmeli ki, ben ve devletin sizlere karşı kullandığı terör parantezini onların elinden almak için de bu çağrıyı yapıyorum’ dedi. Yani bu çağrıyı özellikle Türk emekçi kardeşlerim çok daha iyi bilince çıkarmalı ve hep birlikte ortak mücadeleyi buradan yürütmeliyiz. Şu çok net ki Türk halkının özgürlük mücadelesiyle işçinin, emekçinin ekmek mücadelesi birleşmediği müddetçe Türkiye’de ne gerçek bir barış inşa edebiliriz ne de Türkiye’de ekmek ve emeğin hakkını kazanabiliriz.”

“Halkın iradesinin ‘Van’da bizi DEM Parti yönetsin’ demesine tahammül edemediler”

Belediyelere kayyım atamalarına yönelik eleştirilerini de dile getiren Hatimoğulları, “Van’dayken kayyımdan bahsetmemek olmaz. Bakın, iki gün önce Van’da hapishanede tutulan Hakkari Belediye Eş Başkanımız Sıddık Akış‘a ceza verildi. 19,5 seneye mahkum edildi. Ümit ediyoruz ki bu karar bozulur üst mahkemede. Bu nerede gerçekleşiyor bakın, Van. Van’da biz de burayı 14-0 yapmıştık. Halkın iradesi tecelli etti ve halkın iradesi ‘Van’da bizi DEM Parti yönetsin’ dedi. Ama buna tahammül etmediler. Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarımız görevlerinden alındı. Ama resmi görevlerinden alındılar. Sevgili Neslihan Şenal, Sevgili Abdullah Zeydan, Van halkının seçilmişidir, iradesidir. Bizim belediye eş başkanlarımızdır” şeklinde konuştu. (ANKA)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.