Türk Üniversiteli Bayanlar Derneği: Eğitim sistemi tarikat ve cemaatlerin istekleriyle şekillendiriliyor

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Meral Güler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredatının laiklikten uzak, din eğitimli olduğunu ifade ederek, “Çocuklarımızı endişe ve tasa süreçleri haline getiren, imamların dinî öğretilerinin hakim kılındığı, okullarımızı birer terbiye ve ıslah merkezine dönüştüren ÇEDES projesi onarılmaz yaralar açar” diye konuştu.
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Meral Güler, isminin “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” olarak belirlenmesinin tesadüften ibaret olmadığını ve yeni eğitim programının sorgulamayan, düşünmeyen, eleştirmeyen, itiraz etmeyen, ruhsuz, teslimiyetçi kuşaklar yetiştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Sözcü gazetesinin haberine göre; yeni müfredatla tek adam rejiminin güçlendirmesini sağlayacak toplumsal yapının oluşturulmasını amaçlandığını kaydeden Güler şunları söyledi:
“Yeni müfredat çağın gerisinde kalmış, bilimsel gerçeklerden uzak, çağdaş ve üniversal kıymetlerden habersiz bir kuşak yetiştirmeyi hedefleyen büyük bir planın en büyük kesimidir. Yeni müfredatla, okullarımız eğitim kurumu olmaktan çıkartılarak, itaat, biat ve sadakat kültürünün benimsetildiği toplumsal yapıya dönüştürülmek istemekte ve böylelikle siyasi iktidarın kurguladığı yeni rejimin inşasını kolaylaştıracak bir araç olarak devreye sokulmaktadır.”
“Eğitim sistemimiz tarikatların ve cemaatlerin istekleri doğrultusunda şekillendiriliyor”
Evrim Teorisi’nin müfredattan çıkarılmasının aklı, tabiat bilimlerini, kozmik süreçleri yok sayan bir skandal olduğunu kaydeden Meral Güler şöyle tepki gösterdi: “Çocuklarımızı dehşet ve telaş süreçleri haline getiren, imamların dinî öğretilerinin hakim kılındığı, okullarımızı birer terbiye ve ıslah merkezine dönüştüren ÇEDES projesi onarılmaz yaralar açar. İçinde yaşadığı dünyayı yorumlayabilen, yaratıcı, eşitlikçi ve adalet duygusu gelişmiş kuşaklar yetiştirmek; bilimsel ve kozmik kıymetlere sadık kalarak düzenlenecek, insan hak ve özgürlüklerine dayalı prensiplerle donatılmış, laiklik prensibiyle temellendirilmiş, toplumsal faydayı gözeten bir müfredat ve sistem ile mümkündür. Eğitim sistemimiz, tarikatların ve cemaatlerin istekleri doğrultusunda şekillendirmeye yönelik, dini ve milli bedelleri esas alan, demokratik kıymetlere, beşere, kozmik kıymetlere, bilme, akla, Atatürk prensiplerine aykırı yeni müfredat sistemini kabul etmiyor ve laik, bilimsel eğitim gayretimizi sürdüreceğiz.