DOLAR
45,9294
EURO
53,5282
ALTIN
6.688,40
BIST
13.955,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Türkiye Gazetesi yazarı Emre Alkin: Enflasyonun nedeni kim?

Türkiye Gazetesi yazarı Emre Alkin: Enflasyonun nedeni kim?

Türkiye Gazetesi yazarı Emre Alkin: Enflasyonun nedeni kim?
23.08.2024 13:40
6
A+
A-

Türkiye Gazetesi yazarı Emre Alkin, ülkedeki enflasyonun nedenini değerlendirdiği bugünkü yazısında “Bu zincirleme olumsuzluğun sebebi, stratejiye karar verenlerin günlük düşünmesidir” diyerek “Böyle yaklaşımları, gelişen ülkelerin tamamında görmek mümkün. Zati “gelişmekte” olup bir türlü gelişememelerinin nedeni de bu. “Potansiyelli ülke” diye pohpohlanan ve bir türlü potansiyeli gerçeğe dönüştüremeyen ülkelerden bahsediyoruz” tabirlerinde bulundu.

Ekonomik yönetim, bugün yaşanan durumun ve yüksek enflasyonun hatalısı olarak vatandaşı ve iş insanlarını görüyor Alkin’in köşesinde söz ettiği ilgili kısım şu şekilde,

“Bugünkü ekonomi yönetimi ortaya çıkan yüksek enflasyonun hatalısı olarak kamuyu değil, vatandaşı ve iş insanlarını görüyor. Bu sebeple onlara nefes aldırmayan bir reçeteyle yola devam ederken, kamu harcamalarını dizginlemek için radikal bir adım atmıyor. İthalatta yeni vergiler, tarımda baş aşağı gidiş, hizmet fiyatlarındaki katılık devam ederken, enflasyonu düşürmekten sorumlu olması gereken kamu alabildiğine harcamaya devam ediyor.

Böyle yaklaşımları, gelişen ülkelerin tamamında görmek mümkün. Esasen “gelişmekte” olup bir türlü gelişememelerinin nedeni de bu. “Potansiyelli ülke” diye pohpohlanan ve bir türlü potansiyeli gerçeğe dönüştüremeyen ülkelerden bahsediyoruz. Buralarda özel dal stratejik yanlışları taktik atılımlarla düzeltmeye çalışır ve bu sebeple her mesele “ölüm kalım savaşı” hâline dönüşür. Burada yönetişim ile yönetim arasındaki farkı hatırlatmak gerekiyor: “Yönetişim doğru işin ne olduğuna karar verir, yönetim ise işi doğru şekilde yapmanın yolunu bulur.”

Yazının devamını okuyun

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.