Türkiye, tehlike altındaki milletvekilleri sıralamasında üçe yükseldi

Parlamentolar Arası Birlik (PAB); HDP, DEM Parti ve DBP’li mevcut ve eski 39 milletvekilinin başvurularını oybirliği ile kabul etti. Bu başvurularla birlikte Türkiye’den kabul edilen milletvekili başvuru sayısı 108 oldu. Tüm dünyada taciz, kötü muamele, hak ihlalleri ve ölümle karşı karşıya kalan parlamenterleri korumayı ve savunmayı amaçlayan PAB’ın bu başvuruları kabul etmesiyle birlikte Türkiye, tehlike altındaki milletvekili sıralanmasında Venezuela ve Yemen’den sonra üçüncü sıraya yükseldi. Türkiye’yi Myanmar ve Tunus takip etti.
Milletvekillerinin başvuru konuları
Parlamentolar Arası Birlik (PAB); HDP, DEM Parti ve DBP’li mevcut ve eski 39 milletvekilinin başvurularını oybirliği ile kabul etti. 22 kadın, 17 erkek 39 milletvekilinin başvurularındaki şikayetler şöyle sıralandı:
• Barışçıl siyasi faaliyetlerin kriminalize edilmesi,
• Keyfi soruşturmalar ve terörle mücadele yasalarının istismarı,
• Devlet görevlilerinin uyguladığı fiziksel şiddet, tehdit ve yıldırma politikaları,
• İfade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünün ihlali.
PAB: Başvurular usule uygun ve görev kapsamında
Başvurularda iletilen ihlallerin 2018–2025 yılları arasında, ağırlıklı olarak Diyarbakır, Van, Hakkari, Mardin ve Ankara’da yaşandığı kaydedildi. Milletvekillerine yöneltilen suçlamaların büyük kısmının konuşma yapmak, cenazelere katılmak, yürüyüş düzenlemek veya sosyal medya paylaşımları yapmak olduğu ifade edildi. PAB’a bağlı Parlamenterlerin İnsan Hakları Komitesi, yapılan başvurunun usule uygun olduğunu ve iddiaların komitenin görev kapsamına girdiğini belirterek davaların inceleneceğini bildirdi.
Toplam başvuru 108 oldu
PAB’ın daha önce takip ettiği 67 HDP’li, 1 TİP’li ve 1 DEP’li milletvekilinin (1993 yılında faili meçhul cinayetleri soruşturmak üzere gittiği Batman’da uğradığı silahlı saldırı sonucu ölen Mehmet Sincar) için yapılan başvurularıyla birlikte PAB Türkiye’den toplamda 108 milletvekili dosyasını takip edecek.
‘AİHM kararlarıyla örtüşüyor’
DEM Parti adına başvuruları yapan Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, ”Bu karar, Türkiye’de muhalif seslere yönelik baskının artması ve demokratik alanın daralması karşısında uluslararası toplumda yükselen kaygıların ortasında alındı. Karar aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Demirtaş/Türkiye davası başta olmak üzere, benzer davalarda Türkiye’yi ifade özgürlüğü, adil yargılanma ve siyasi temsiliyet haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûm ettiği kararlarla da örtüşüyor” diye konuştu.
‘Siyasi temsiliyetin kriminalize edilmemesi gerektiği mesajı’
Cupolo, şöyle devam etti:
“PAB’ın bu 39 dosyayı resmen kabul etmesi, Kürt ve muhalif milletvekillerinin haklarının uluslararası düzeyde tanındığının önemli bir göstergesidir. Aynı zamanda, siyasi temsiliyetin kriminalize edilmemesi gerektiği yönünde güçlü bir mesajdır.“