Akbelen Ormanı’ndaki direnişin öne çıkan isimlerinden Esra Işık, tutuklandıktan sonra ilk kez Milas Adliyesi’nde hakim karşısına çıkıyor. Işık’ın adliyeye kelepçeli götürülmesi tepki çekerken, köylüler ve doğa savunucuları duruşma saatlerinde Akbelen …

Akbelen Ormanı’ndaki direnişin öne çıkan isimlerinden Esra Işık, tutuklandıktan sonra ilk kez Milas Adliyesi’nde hakim karşısına çıkıyor. Işık’ın adliyeye kelepçeli götürülmesi tepki çekerken, köylüler ve doğa savunucuları duruşma saatlerinde Akbelen’de nöbet başlattı.
Muğla’nın Milas ilçesinde tarım alanlarının kamulaştırılmasına karşı düzenlenen eylemler sonrasında “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla tutuklanan Esra Işık, bugün ilk kez mahkemeye çıkarıldı. Akbelen Ormanı’nı koruma mücadelesiyle tanınan Işık’ın, Milas Adliyesi’ne elleri kelepçeli şekilde getirildiği görüldü.
Halk TV’nin aktardığına göre, 31 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan Işık’ın adliyeye sevki sırasında çekilen görüntüler kamuoyunda tepki topladı. İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık‘ın kızı olan Esra Işık’ın ilk duruşması Milas’ta yapıldı.
Akbelen’de duruşma günü nöbet
Esra Işık’ın tutukluluğuna karşı çıkan İkizköylüler ve doğa savunucuları, duruşmayla eş zamanlı olarak Akbelen’de “Adalet Nöbeti” başlattı. Toplanan yurttaşlar, duruşma sonucunu mücadele ettikleri alanda bekleyeceklerini duyurdu.
Yapılan ortak açıklamada, “Duruşma günü Akbelen’de buluşacağız. Köylülerimiz ve Esra’mıza destek olmak isteyen tüm dostlarımızla beraber, mücadele ettiğimiz topraklarda Adalet nöbeti tutacağız. Avukatlarımız ve dayanışmaya gelen baro temsilcileri adliyede duruşmada olacaklar. Duruşma sonucunu nöbet alanımızda bekleyeceğiz. Adliyenin rutin işleyişine engel olmamak ve adaletin tecelli etmesi en büyük önceliğimizdir. Esra’mız şirkete karşı topraklarını savundu. Adaletin yerini bulmasını diliyoruz” denildi.
CHP’li Tanal’dan peş peşe tepkiler
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da duruşmaya ilişkin art arda açıklamalar yaptı. Tanal, Esra Işık’ın erkek jandarma refakatinde getirilmesine tepki göstererek, “Kadın personel yok mu? Kadın jandarma yok mu? Bir kadın tutukluya ilişkin sevk ve muhafaza işlemlerinde insan onuru, mahremiyet ve usul güvenceleri gözetilmek zorundadır. Toprağını savunan bir kadın yurttaşa bu muamele kabul edilemez. Kadın sanığa erkek jandarma, salonda silahlı gölge… Bu hukuk devleti görüntüsü değildir. Adalet, onura saygıyla sağlanır” dedi.
“Adalet namlunun gölgesinde değil, tarafsız mahkeme önünde tecelli eder”
Tanal, duruşma salonundaki güvenlik görüntüsünü de eleştirerek, “Akbelen davasında duruşma salonunda silahlı asker gölgesinde yargılama yapılıyor. Mahkeme salonu adaletin yeridir, silahlı güç gösterisinin değil. Sanığın, avukatın ve kamuoyunun üzerinde baskı yaratacak bu görüntü adil yargılanma, masumiyet karinesi ve silahların eşitliği ilkeleri bakımından ciddi sorun doğurur. Toprağını savunan bir yurttaş, sanki ağır güvenlik tehdidiymiş gibi silahlı personel gölgesinde yargılanamaz. Bu görüntü hukuk devletiyle değil, gözdağıyla anılır. Adalet namlunun gölgesinde değil, tarafsız mahkeme önünde tecelli eder” ifadelerini kullandı.
Tanal ayrıca, “Milas Adliyesi’nde dikkat çekici bir durumla karşı karşıyayız. Akbelen davasında hâkim ve adliye personelinin müşteki sıfatıyla dosyada yer alması, yargılamanın tarafsızlığı ve görünürde tarafsızlık ilkesi bakımından ciddi tartışma doğurur. Ceza yargılamasında adalet yalnız dağıtılmamalı, adil görünüyor da olmalıdır” dedi.
“Mahkeme salonunda sadece 8 sandalye var”
Mahmut Tanal, duruşma salonuna sınırlı sayıda izleyici alınmasına da tepki gösterdi. Tanal, “Akbelen davasında duruşma salonunda yalnızca 8 sandalye var denilerek, bunun dışında izleyici alınmayacağı söyleniyor. Bu yalnız fiziki yetersizlik değil; aleniyet ilkesinin tartışmaya açılmasıdır. Yargılama kapalı kapılar ardında değil, halkın gözü önünde yapılır. Kamu vicdanını ilgilendiren, çevre hakkını ilgilendiren bir davada yurttaşın, köylünün, dayanışma gösterenlerin salon dışında bırakılması kabul edilemez. Adalet dar salona sığmaz. 8 sandalyeye hukuk sığdırılamaz. Akbelen halkının mücadelesi izleyici kontenjanıyla sınırlandırılamaz. Yargı şeffaf olmalı, duruşmalar aleni olmalı, halkın adalete erişimi engellenmemelidir” diye konuştu.