DOLAR
46,1190
EURO
53,2864
ALTIN
6.312,01
BIST
13.741,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Uluslararası Ceza Mahkemesi için kritik sınav: Adalet, kendi içinde eşit işleyecek mi?

Ürdünlü anayasa hukukçusu Prof. Dr. Laith Kamal Nasrawin, UCM Başsavcısı Karim Han’ın görevden uzaklaştırılmasının mahkemenin meşruiyetini tek başına sarsmayacağını, asıl sınavın kurum içi soruşturmanın şeffaflığı olacağını belirtti.

Uluslararası Ceza Mahkemesi için kritik sınav: Adalet, kendi içinde eşit işleyecek mi?
09.06.2026 21:20
0
A+
A-

Ürdün Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü öğretim üyesi ve anayasa hukuku uzmanı Prof. Dr. Laith Kamal Nasrawin, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Han’ın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Sputnik’e değerlendirmelerde bulundu.

Nasrawin, uluslararası yargının yapısal olarak büyük güç politikaları karşısında zayıf kaldığını belirterek, şunları ifade etti.

Gerçeği kabul edelim: Uluslararası adalet, doğası gereği ‘büyük politika’ karşısında güçsüzdür. Dünyada tek bir ‘dünya hükümeti’ yok. Sistem, tek tek devletlerin egemenliğine dayanıyor. UCM, steril bir laboratuvarda değil, siyasi entrikaların merkezinde çalışıyor.
Mahkeme bu nedenle sürekli baskı altında. Bir yandan herkesi dürüst ve eşit biçimde yargılamakla yükümlü, diğer yandan ise güç ve nüfuz bakımından eşit olmayan devletlerin hakim olduğu bir dünyada hayatta kalmaya çalışıyor. Uygulama gösteriyor ki UCM kararlarının uygulanması, hukukun kalitesinden çok, büyük güçlerin siyasi iradesine bağlı.

Karim Han etrafında yaşanan krizin UCM için bir “hakikat anı” olduğunu söyleyen Nasrawin, bireysel skandallar ile kurumun kendisinin ayrıştırılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

Başsavcının görevden uzaklaştırılması, mahkemeyi tek başına bitirmez. Kurum ile kişileri net biçimde ayırmak gerekiyor. UCM’nin meşruiyeti, başsavcının şahsına değil, Roma Statüsü’ne ve taraf devletlerin rızasına dayanır.
Bununla birlikte süreç son derece riskli bir emsal oluşturuyor. Başsavcı, UCM’nin yüzüdür; ona yönelen her suçlama doğrudan mahkemenin itibarını hedef alır. Ancak UCM, kendi üst düzey yöneticisi hakkında yürütülen süreci dürüst ve şeffaf biçimde soruşturabilirse, bu durum mahkemenin zayıflığını değil, kurumsal gücünü gösterir. Çünkü hukuk önünde herkes eşit olmalıdır.

Nasrawin, asıl tehlikenin skandalın kendisinden ziyade, yürütülecek iç soruşturmanın niteliğinde yattığını belirterek, sözlerini şu ifadelerle noktaladı.

Bugün UCM için en büyük tehdit, olayın kendisi değil, iç soruşturmanın ne kadar şeffaf olacağıdır. Bu sınav, mahkemenin kendi bünyesinde, tüm dünyadan talep ettiği ilkeleri uygulayıp uygulayamadığını gösterecek.
ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.