Kozinoğlu soruşturması bence çok gecikmiş bir soruşturma. Öncelikle bunu söylemek istiyorum. Yıllardır Kozinoğlu’nun şüpheli bir şekilde öldüğü konusunda toplumsal bir mutabakat varken, FETÖ terör örgütünün, devletin bütün unsurlarının içinde olduğu bir dönemde, bunun yine FETÖ’cüler tarafından kapatıldığı çok aşikardı.FETÖ terör örgütünün artık böyle bir hakimiyeti kalmamış olmasına rağmen, yıl oldu 2026, 10 yıl geçti ve Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünün bugün itibariyle araştırılıyor olmasından, ve bunun üzerine gidiliyor olmasından çok memnunum. Ama gecikmiş bir araştırma olduğunu da belirtmek istiyorum. Hasan Atilla Uğur’un adının bu soruşturmada ve Hasan Ataman Yıldırım’ın, Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili şüpheli sıfatıyla geçiriliyor olmasından, gerçek bir sulandırma ve FETÖ taktiği çok aşikar olduğumuz, yıllarca maruz kaldığımız FETÖ’nün bir cinayeti sulandırma, kendi cinayetlerini hedefine koyduğu kişilerin üzerine yıkma konusundaki mahirliklerinin bir yeni göstergesi olarak değerlendiriyorum.Yine aynı taktiği yine gözümüzün içine sokarak yaptılar. Bunu hayretle de karşılıyorum. Kozinoğlu bir kalp krizi geçirdiyse, doğalsa bu kalp krizi bile, Kozinoğlu’nun hastaneye götürülmesi sürecinde yaşananlar doğal değil.Anlatabiliyor muyum? Ve onu yapanlar da FETÖ’cüler. Yani istediği zaman zil adını vermiyor, hakkını iddia edemiyorsun, geç veriyor, sen yine bir şey yapamıyorsun.Hastaneye geç götürüyor, bir şey yapamıyorsun. Ya da götürmüyor, yine bir şey yapamıyorsun. Anlatabiliyor muyum? Yani benim müvekkilimin ilaçlarını geç verdikleri için, vermedikleri için mide kanaması geçirdi.Ve sedyeyle bilincinin kapanıncaya kadar götürmediler hastaneye. Bunu yapabiliyorlar ve sen bununla ilgili hak arayamıyorsun. Bize bunları yaptılar.Bize bunları yapan diğerlerine neler eder? Onun gibi bir şey yani. Peki Veli Bey’le Çarşıf Kozinoğlu meselesini hiç konuştunuz mu? Ne düşünüyordu o konuda? Benim müvekkilim Karşıf Kozinoğlu’yla bir kişisel irtibatı yok. Tanımıyor. Hasan Atilla Uğur ve Hasan Untaman Yıldırım’ın gözaltına alınmasına tepki. Ya olacak iş mi ya falan dedi. Ya bu böyle, bu olacak iş mi dedi.Hani şüpheli olarak gözaltına alınmalarına. O kadar. İskender Büyük, Veli Küçük dinliyor.İnanın o İskender Büyük’ün bu dizide ne yaptığını, ne yapmadığını, kimin adamı olduğunu hiç bilmiyorum. Yani ben de hiç izlemedim. Benim müvekkilim zaten televizyon izleme alışkanlığı yok.Yani bilmiyoruz. Ama cezaevindeyken, orada 365 ne de söyledim. O cezaevinde oradaki tanıklar onu uyarmışlar.Demişler ki böyle böyle bir dizi var. Oradaki İskender Büyük sensin. Yani orada cezaevinde duymuş diğer tanıklardan.Bana geldi bir gün. Hani bir görüşme sırasında dedi ki. Ya dedi bir dizi varmış işte.Bunun da İskender diye biri varmış. O benmişim. Dedim evet bana da yani ben de biliyorum öyleymişsin.Ama inanın onu öğrenmiş olmama rağmen bir kere bile bir bölümünü. Başından sonuna izlemiş değilim. Ya çünkü ben oradaki niyeti biliyorum yani.Onun kimin niye yaptığını biliyorum. Anlatabiliyor muyum? İnsanlar bunu unuttular. FETÖ’nün o hakimiyeti altında yarattığı o korku imparatorluğunu, o baskıyı, insanların sesini nasıl kesebildiğini, sorgusuz sualsiz nasıl bir sabah evinden alınabildiğini ama şöyle.Hani tamamen hayali bir suç uydurarak. Anlatabiliyor muyum? Bunlar unutuldu. Şimdi işte gidip FETÖ’ye hakkında işte Kutlar Vadisi’ndeki İskender Büyük’le ilgili suç duyurusu yaptın mı? Ya komik olurdum ben yapsaydım yani.Sadece o olurdu. Dalga geçerlerdi benimle.