DOLAR
46,2690
EURO
53,5644
ALTIN
6.277,08
BIST
13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Venezuela neden uranyum zenginleştirdi ve bu uranyum niye gizlice ABD’ye taşındı?

Angel BermúdezBBC News Mundo Nisan ayının sonlarında bir gece, Venezuela askeri konvoyu, başkent Caracas dışında bulunan Venezuela Bilimsel Araştırma Enstitüsü’nden liman kenti Puerto Cabello’ya uzanan 160 kilometrelik mesafeyi sessizce kat etti …

Venezuela neden uranyum zenginleştirdi ve bu uranyum niye gizlice ABD’ye taşındı?
13.06.2026 17:00
0
A+
A-

Angel Bermúdez
BBC News Mundo

Nisan ayının sonlarında bir gece, Venezuela askeri konvoyu, başkent Caracas dışında bulunan Venezuela Bilimsel Araştırma Enstitüsü’nden liman kenti Puerto Cabello’ya uzanan 160 kilometrelik mesafeyi sessizce kat etti.

Dikkatle gizlenen bu gece yolculuğunun sebebi ancak günler sonra netleşti.

Ordu, yaklaşık 13 kilo yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum taşıyan bir araca eşlik ediyordu.

Uranyum, ABD’ye götürülecekti.

Operasyona ABD, Venezuela ve İngiltere hükümetlerinin yanı sıra Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) da katılmıştı.

IAEA, 8 Mayıs’ta yayınladığı bir açıklamada, operasyonu “sıkı güvenlik önlemleri altında yürütülen, dikkatlice planlanmış ortak görev” olarak tanımladı.

Açıklamada, bu tür nükleer malzemelerin yanlış ellere geçmesi halinde yayılma riski veya güvenlik tehdidi oluşturabileceğinin altı çizildi.

Uranyum, uranyum-235 izotopunun yapay olarak yüzde 20 veya daha fazla oranda artırılması durumunda yüksek oranda zenginleştirilmiş (HEU) olarak kabul ediliyor.

13 kilo, İran’ın ABD ve İsrail ile savaş öncesinde sahip olduğuna inanılan 400 kilodan fazla uranyumla karşılaştırıldığında oldukça küçük bir miktar.

Ancak BBC’nin doğrulama birimi BBC Verify’a konuşan uzmanlara göre Venezuela hükümetinin İran, Rusya, Küba ve Kuzey Kore ile olan bağları, yıllardır ABD hükümeti ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) için de bir endişe kaynağı oldu.

Savunma ve güvenlik alanında çalışma yürüten İngiltere merkezli düşünce kuruluşu RUSI’den Jack Crawford, operasyonun, bir zamanlar barışçıl kullanım için tasarlanmış yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun, nükleer silah geliştirmek isteyen ülkeler veya devlet dışı aktörler tarafından elde edilmesini önlemek için düzenlendiğini belirtti.

Crawford, Venezuela’dan çıkartılan uranyumda yüzde 20’nin biraz üzerinde uranyum-235 olduğunu vurguladı.

Nükleer silah yapımı için uranyumun genellikle yüzde 90 ve üzeri oranlarda zenginleştirilmiş olması gerektiğini belirten Jack Crawford, teorik olarak mevcut miktarın “küçük bir nükleer silah üretmek için daha fazla zenginleştirilmeye yetecek” bir miktar olabileceğini söyledi.

Peki, Venezuela yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyuma nasıl sahip oldu ve neden bunu ABD’ye teslim etti?

Her şey, ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower‘ın 1953’te BM Genel Kurulu’nda yaptığı bir konuşmayla başladı.

Soğuk Savaş’ın doruk noktasıydı.

ABD ve Sovyetler Birliği arasında silahlanma yarışı sürüyordu ve daha fazla ülke ve devlet dışı aktörün nükleer silah edinebileceği endişesi vardı.

Bu nedenle Eisenhower bir öneride bulundu.

Nükleer silahların yayılmasını engellemek ve tıp veya tarım gibi alanlarda atom enerjisinin barışçıl kullanımını teşvik etmek için uluslararası bir kuruluş oluşturulmalıydı.

Konuşmasında, “Bu silahı askerlerin elinden almak yeterli değil” dedi ve ekledi: “Askeri kılıfından çıkarıp, barışa uyarlamayı bilenlerin eline verilmeli.”

Fikir şuydu: Nükleer madde üretebilen güçler, bunu bir BM kuruluşuna verecek, kuruluş da bu maddeyi güvende tutacak ve bu enerjinin barışçıl kullanımlarını araştıracak uzmanlara teslim edecekti.

Eisenhower’ın konuşması, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) kurulmasının tohumlarını ekti ama aynı zamanda “Barış İçin Atomlar” adlı ayrı bir ABD girişimini de beraberinde getirdi.

Sonraki birkaç yıl içinde, ABD’de bir yasa değişikliği yapıldı.

Bu yasayla, nükleer teknoloji, malzeme ve uzmanlığı ihracatının yalnızca, bunları silah geliştirmek için kullanmayacaklarına dair taahhütte bulunan ülkelerle yapılmasına izin verilecekti.

Bu planın bir parçası olarak, Venezuela, Amerikan şirketi General Electric’ten 3 megawatt kapasiteli RV-1 nükleer reaktörünü satın aldı. IAEA’ya göre, ABD ve İngiltere tarafından nükleer yakıt sağlandı.

22 Kasım 1960’ta hizmete giren reaktör, Venezuela Bilimsel Araştırma Enstitüsü (IVIC) bünyesinde kuruldu ve 1991’de kısmen kapatılana kadar araştırma reaktörü olarak çalıştı.

Venezuela yetkililerine göre, tesis nihai olarak 1997 yılında, üzerinde çalışılan yakıtın bir kısmının çıkarılmasıyla kapatıldı. Geri kalanı da güvenli koşullar altında muhafaza edildi.

İptal edilmiş Amerikan ‘Barış İçin Atomlar’ posta pulu.

İngiltere hükümetine göre, Venezuela yetkilileri ilk olarak 2017’de kalan uranyumun kaldırılmasını talep etmişti ve bunun için planlar yapılıyordu.

Ancak, Ocak ayında Venezuela’nın o zamanki devlet başkanı Nicolas Maduro’nun ABD’ye götürülmesi bu operasyonu hızlandırmış oldu.

Venezuela yetkilileri, Maduro’nun yakalanması sırasında ABD hava saldırılarında reaktörün neredeyse isabet aldığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Yván Gil tarafından 7 Mayıs’ta yayımlanan bir açıklamada, saldırının “nesnel olarak risk seviyesini artırdığı ve uranyumun alınmasının aciliyetini teyit ettiği” belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, çıkarma işleminin “birkaç ay sürdüğünü” ve orijinal plandan iki yıl önce hayata geçirildiğini söyledi.

İngiliz gemisi Pacific Egret, Venezuela’ya gizlice giriş yaptı ve sessizce ayrıldı.

Amerikalı yetkililere göre uranyumun Venezuela’dan ABD’nin South Carolina eyaletindeki Aiken’de bulunan Savannah River Site nükleer tesisine transfer işlemi İngiliz uzmanlar tarafından yürütüldü.

Kullanılan kargo gemisi Pacific Egret, 11 Nisan’da Charleston limanına yanaştığında uydu konumunu iletmeyi durdurdu.

BBC’nin doğrulama servisi BBC Verify, yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerini kullanarak bir hafta sonra geminin Venezuela’daki Puerto Cabello limanına yanaştığını teyit etti.

4 Mayıs’ta çekilen görüntüler, Pacific Egret’i (arkasında bir refakat gemisi olduğu anlaşılan bir gemiyle birlikte) ABD’ye dönüş yolculuğunu gözler önüne seriyordu.

8 Mayıs’ta çekilen diğer görüntüler ise Charleston limanına varışından sonraki halini gösterdi.

İngiltere Nükleer Düzenleme Ofisi “Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı, titizlikle koordine edilmiş bir işlemdi” dedi.

Bu, çok daha geniş kapsamlı bir sürecin parçası olan son derece karmaşık ve dikkatli planlanmış bir operasyondu.

1960 ve 1970’lerde inşa edilen çoğu araştırma reaktöründe çalışma yapılabilmesi için yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum (HEU) gerekiyordu.

Ancak benzer araştırmalar artık uranyum-235 konsantrasyonunun yüzde 20’nin altında kaldığı düşük zenginleştirilmiş uranyum (LEU) kullanılarak da yapılabiliyor.

IEAE, dünya çapında 100’den fazla araştırma reaktörünün ve tıbbi izotop üretim tesisinin HEU yerine LEU kullanacak şekilde uyarlandığını veya kapatıldığını belirtiyor.

Kuruluş ayrıca yedi ton HEU’nun menşe ülkelerine iade edildiğini veya başka şekilde muhafaza edildiğini söylüyor.

Elektrik üretmek için kullanılan nükleer enerji reaktörleri LEU ile çalışıyor.

( BBC )

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.