ABD’deki USC Leonard Davis Gerontoloji Okulu araştırmacıları, Akdeniz diyetinin hücrelerde bulunan ve yaşlanmaya karşı koruyucu rol oynadığı düşünülen küçük proteinleri artırabileceğini ortaya koydu. Bulgular, diyetin kalp ve beyin sağlığına nasıl katkı sağladığını açıklayabilecek yeni bir mekanizmaya işaret ediyor.

Akdeniz diyeti uzun yıllardır kalp hastalıkları, tip 2 diyabet ve bilişsel gerileme riskini azaltmasıyla ilişkilendiriliyordu. Ancak bu etkinin hücre düzeyinde nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyordu. ABD’deki USC Leonard Davis Gerontoloji Okulu tarafından yürütülen yeni araştırma, bu soruya yanıt olabilecek biyolojik bir mekanizma belirledi.
Araştırmada, Akdeniz diyetine en fazla bağlı kalan yaşlı bireylerin kanında ‘Humanin’ ve ‘SHMOOSE’ adı verilen iki küçük proteinin daha yüksek seviyelerde bulunduğu tespit edildi. Daha önceki araştırmalar bu proteinlerin kalp-damar hastalıkları ve Alzheimer gibi sinir sistemi hastalıklarına karşı koruyucu olabileceğini göstermişti.
Zeytinyağı ve balık öne çıktı
Araştırmada özellikle zeytinyağı, balık ve baklagillerin daha fazla tüketilmesinin Humanin seviyeleriyle ilişkili olduğu belirlendi. Ayrıca zeytinyağı tüketimi ve rafine karbonhidratların daha az tüketilmesi, SHMOOSE seviyelerinin yükselmesiyle bağlantılı bulundu.
Araştırmacılar, Akdeniz diyetine sıkı şekilde uyan katılımcılarda aynı zamanda oksidatif stresin de daha düşük olduğunu tespit etti. Oksidatif stres, hücrelere zarar veren ve yaşlanma ile birçok kronik hastalıkla ilişkilendirilen biyolojik bir süreç olarak biliniyor.
Bulgular yeni araştırmaların önünü açabilir
Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel olduğunu ve Akdeniz diyetinin bu biyolojik değişikliklere doğrudan neden olduğunu kanıtlamadığını vurguladı. Ancak elde edilen bulguların, kişiye özel beslenme yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlayabilecek yeni çalışmalar için önemli bir temel oluşturabileceği belirtildi.