DOLAR
46,1552
EURO
53,3070
ALTIN
6.059,85
BIST
13.736,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Yıpratma stratejisi sürüyor, İran asıl savaşı ülkeyi ayağa kaldırmak için verecek”

Oral Toğa’ya göre ABD-İsrail’in yıllardır süren baskısına karşı coğrafyasını silahlandıran İran’da elektrik santrallerinin vurulması bir felaket senaryosu yaratabilir. Toğa, Trump-Netanyahu arasındaki çatlağı derinleştirmek isteyen İran’ın asıl savaşı ülkeyi ayağa kaldırmak için vereceği görüşünde.

“Yıpratma stratejisi sürüyor, İran asıl savaşı ülkeyi ayağa kaldırmak için verecek”
11.06.2026 16:20
0
A+
A-

Washington’ın belirsizliği ile İran’ın asimetrik caydırıcılığı küresel piyasaları ve bölgesel dengeleri derinden sarsan bir eşiğe dayandı. Dağlık coğrafyası ve geniş askeri tahkimatı nedeniyle topyekûn bir kara işgali imkânsız görülen Tahran yönetimine karşı, Washington ve İsrail ittifakının ülkeyi sivil altyapı, elektrik şebekeleri ve petrokimya tesislerini imha ederek felç etmeyi amaçlayan bir “Taş Devri” stratejisi, Orta Doğu’da geri dönülemez bir insani ve ekonomik yıkım riskini beraberinde getiriyor. Bu ağır bombardıman tehdidine karşı Hürmüz ve Babülmendep boğazlarını kapatma, ayrıca Körfez ülkelerinin altyapısını hedef alarak savaşı asimetrik olarak yayma kartını masada tutan İran, bir yandan da tırmanan saldırılar nedeniyle üretimin durduğu, okulların tatil edildiği ve yerel para biriminin rekor seviyede değer kaybettiği ağır bir iç ekonomik krizle mücadele ediyor.

Tel Aviv yönetimi, kuzey sınırlarını güvence altına almak ve Litani Vadisi’nden Golan Tepeleri’ne uzanan hattı tamamen kontrol etmek adına ateşkes süreçlerini göz ardı edip Beyaz Saray’ı topyekûn bir çatışmaya çekmeye çalışırken Washington kanadında ise doğrudan askeri müdahale yerine ambargoları zamana yayarak rejimi içeriden çökmeye zorlama eğilimi öne çıkıyor.

İran hattındaki son gelişmeleri ve Trump’ın açıklamalarını İRAM Araştırmacısı Dr. Oral Toğa ile konuştuk.

“İran’a yekun bir işgal imkansız gözüküyor”

ABD-İsrail’in İran’a müzakereler sürerken saldırdığını hatırlatan Toğa, Tahran yönetiminin bu süreçte hazırlıklar yaptığını ifade etti. İran’a bir kara işgalini imkansız gören Toğa, elektrik santrallerinin vurulması halinde ise felaket senaryosu yaşanacağı görüşünde:

“Amerika’nın stratejik belirsizliğinden bahsetmiştik. Hikayenin başında nükleer anlaşma vardı. Trump 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmişti. Sonrasında İran’a dönük maksimum baskı uygulandı. Kasım Süleymani öldürüldü. 2024’te ise İran-İsrail arasında karşılıklı atışmalar başladı ve 12 Gün Savaşı yaşandı. 2025’te ise Trump müzakere ilan etti. İran ile görüşeceğini söyledi. Altıncı tura hazırlanılıyorken İran’a saldırı gerçekleştirdiler. Trump 12 Gün Savaşı’ndan sonra İran’ı sert vurduklarını ve nükleer tesislerini yok ettiklerini söylemişti. 28 Aralık protestolarının ardından yeni bir tırmanma gördük. O sırada nükleer mesele gündemden çıkmıştı. İkinci günden sonra bekledikleri çöküş gelmeyince rejimi değiştirmek istemiyormuş gibi konuştular. Şu anda ise mesele Hürmüz’e kadar geldi. Şu an bir eşikteyiz. İran coğrafyasını silahlandırdı. Buna yatırım yapıyorlardı. Basra’dan Pakistan’a kadar olan sahil şeridi İran’ın kontrolü altında. Haliyle İran’a yekun bir işgal gerçekleşmesi imkansız gözüküyor. Hesaplara göre bir milyondan fazla asker gerekiyor İran’ın zapt edilmesi için.İran’ın coğrafyası çok dağınık. Büyük çöller ve dağlar var. Hızlıca ele geçirilebilecek bir coğrafyadan bahsetmiyoruz. İranlılar yıllardan beri hazırlık yapıyorlar. Fiili işgal gerçekleşmeyecekse hava gücüyle yapılabilecek şeyler sınırlı. Sistemik felç denen bir konsept vardı. Bu Irak’a karşı 1991’de yapılmıştı. Ülkenin devlet namına alt yapısının tamamı tahrip edilmişti. Trump’ın şu an ‘Taş Devri’ne döndüreceğiz’ dediği konsept bu aslında temelde. Bu eşiğe gelinmiş durumda. İran bunu istemiyor. Elektrik alt yapısının vurulması hastanelerin elektriksiz kalması ve jeneratörlerin yakıt bulamayacağı bir felaket senaryosu anlamına geliyor. Hal böyleyken İran bu kadar büyük bir yıkıma girmek istemiyor. Zaten büyük bir yıkım yaşadılar. İnşa sürecine girerken de bir girdi kalemi sağlamak istiyorlar. İran, siyasi-ekonomik yaptırımların kaldırılması talebiyle masaya oturuyor.”

“Amerikalılar daha fazla maliyeti göze alabilecekleri bir yerde değiller”

Amerika’nın, İran’ın savaşı asimetrik olarak yayma stratejisi karşısında sıkıştığını belirten Toğa, Tahran’ın Trump-Netanyahu arasındaki çatlağı derinleştirmeyi hedeflediğini kaydetti:

“ABD savaşın maliyetini taşıyabilecek durumda değil. İran’ı işgal edemeyecek. ABD sivil alt yapıyı vurursa İran, Babülmendep’i kapatma tehdidi ve Körfez’deki ülkelerin alt yapılarını hedef alma gibi savaşı asimetrik olarak yayma tehdidinde bulunuyor.Bu maliyeti daha da yükseltir. Haliyle maliyeti göze alabileceği bir yerde değil Amerikalılar. İkisi de orta yolda buluşmak istiyor. Ancak sorunlar çok yapısal. Bir anda anlaşma yapılamıyor. İsrail de Taş Devri’ne döndermeyi gerçekleştirmek istiyor. Müzakerenin bir başka boyutu da İsrail’in bir fırsat penceresi görmesi. İsrail 1967’den beri Litani Vadisi’nden Şeyh Dağı’na ve Golan Tepeleri’ne kadar olan dikdörtgeni kontrol altına almak istiyor. Netanyahu da bunu gerçekleştirmiş başbakan olarak tarihe geçmek istiyor. İsrailliler için Hizbullah sınır komşusu gibi bir şey. 7 Ekim’de İsrail’in kuzey sınırları boşalmıştı. İsrail bunu da bertaraf etmek istiyor. İsrail ateşkes dinlemeden fırsatı değerlendirmek istiyor. İran müzakere mesajında hem “Asimetriyi yayarım. Hem Hürmüz ile hem Babülmendep ile uğraşmak zorunda kalırsınız” mesajı vermek istiyor. İran, Lübnan halkına da destek mesajı veriyor. Birden fazla alana verilen bir mesaj var. Netanyahu ile Trump arasındaki çatlağı derinleştirme amacı da mevcut.İsrail, sistemik felç kapsamında petrokimya tesislerini vurarak cevap verdi. Amerikalılar ise Apache helikopteri ile karşılık verdi. Su depoları ve enerji depolarını vurarak sivil halkı iç göçe zorlayacak şeyler yaptılar. Daha sonra yine bir operasyon gelirse diye buradaki şehir çatışmalarını minimuma indirmek için sivil halkı zaten tahliye etmek istiyorlardı. Bu da İran’a verilen bir başka mesaj. İki taraf da yapabileceklerini küçük mesajlarla anlatıyorlar. Günümüz dünyasında yardımlar sadece silah yardımı şeklinde gerçekleşmiyor. Pakistan’ın birçok şey yapması İran’daki gelişmelerin doğrudan Pakistan’ı etkileyebilecek olmasından kaynaklanıyor. Pakistan’da çok fazla Şii ve Beluci nüfus var. İran, Pakistan’ın Batı’ya açılan kapısı. Bu yüzden İran’ın istikraraı Pakistan için çok önemli. Pakistan’ın Amerika ile de arası iyi.”

“Herkes birbirine silah doğrultuyor”

Toğa, İran’ın konvansiyonel savaşı kaybetme ihtimalinin düşük olduğunu söyleyerek Tahran’ın ikinci savaşı ülkeyi ayağa kaldırmak için vereceği görüşünde. Toğa’ya göre ambargo ve belirsizlikler sonucu İran’da çöküşün kendiliğinden gelmesinin beklendiği bir tablo mevcut:

“Hiçbir direnç sonsuz değil. İran’ın iki tane savaşı var. Bir tanesi konvansiyonel savaş. Bunu kaybetmesi çok zor gözüküyor. Bir kale kuşatıldı ve kale düşmezse kuşatmacı kaybetmiş demektir. Şu an ABD’nin stratejik hedefi uranyum almaksa alamadı, rejim değiştirmekse değiştiremedi. İran ise Hürmüz’ün stratejisini değiştirerek bir kazanım elde edebilir. Dondurulmuş varlığını kurtarabilir. Bu noktada da İran’ın ikinci savaşı başlar. Bu da yıkılmış 15 binden fazla hedefi yeniden ayağa kaldırma çabası olur. İran’ın neredeyse her yeri vuruldu. İkinci dalga gelirse çok daha ağır gelecek. Alüminyum tesislerinden tutun da petrokimya sanayisine kadar İran’ın her yeri imha edildi. Alt yapılar da vuruldu. Pezeşkiyan arz noktasında sıkıntılar olduğunu söylüyor.Pezeşkiyan esnafa çağrıda da bulundu ve çalışanların çıkartılmamasını istedi. Okullar tatil edilmiş ve işçiler çıkartılmıştı. 28 Aralık protestoları sırasında dolar 116’yı görmüştü. Şu an 180’in üzerine çıkmış durumda. İran’ın ağır yaralardan kalkabilmesi ilk mücadeleden daha zorlu. İran için ekonomik ambargolar çok daha zor olacak. İhtiyacı olan parçaları yurt dışından tedarik etmek zorunda. Kuşatma altındayken yeniden inşaya da girişemiyorlar. Bir araf durumu var. Bu da İran’ın önündeki en büyük risk. Ortada bir Meksika Açmazı durumu var. Herkesin birbirine silah doğrulttuğu bir durum söz konusu. İsrail Amerika’yı savaşa sürükledi. Bu işin sonunda İsrail Amerikan yönetimini bir şeylere ikna edebilir. Bir kanat “Şu an rejim değişikliğine oynamayalım” diyor. “Yıl sonuna kadar ambargoları ve belirsizliği devam ettirerek İran’ı yıpratalım. Çöküş kendisinden gelecek” düşüncesi mevcut. Bu yol daha olası bir yol gibi duruyor. İkinci saldırı dalgası olacaksa da Amerika’nın haftalarca vuracağı bir senaryodan ziyade on günlük elektrik alt yapısını vurabilecekleri bir senaryo olabileceğini düşünüyorum.Elektrik alt yapısı vurulursa çok büyük insani trajedilerden bahsediyor olacağız. Bu gerçekleşirse iki ülkenin kavgasından başka bir yere evrilebilir.”
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.