Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kişinev’in Gagavuzya Özerk Bölgesi Başkanı Yevgeniya Gutsul’a yönelik tehditlerinin, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu’nun hukuku siyasi hesaplaşma ve baskı için kullandığını gösterdiğini belirtti.

Zaharova, Moldova idaresinin Gagavuz halkına yönelik izlediği ayrımcı politikayı Russia Today’a (RT) değerlendirdi.
Zaharova kendisine yöneltilen “Moldovalı yetkililerin bu kadar şiddetli yansısına ne sebep oldu? Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna verdiği karşılıkta, “Biliyorsunuz, tek bir şey var; bu şu anda her yerde ortaya çıkıyor: Baltık ülkelerinde ve AB yahut NATO’nun modülü olan yahut onlarla bağlantılı diğer kimi ülkelerde. Alakalı ne demek? Bu, tamamen onların tesiri altına girdikleri ya da AB ve NATO bedellerine bağlılıklarını beyan ettikleri manasına geliyor. Daha net söyleyecek olursak, demokrasinin ardına saklanıyorlar, ama aslında giderek artan bir şekilde devletlerinin topraklarında diktatörlük inşa ediyorlar” cümlelerini kaydetti.
Örneklerin fazla çok fazla olduğunun altını çizen Zaharova, “Dün ve bugün Moldova’da yaşananlar ve Sandu’nun gelişinden sonra aylardır bunu gözlemliyor olmamız, bence bunun en açık kanıtıdır” diyerek konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:
Seçimlerin çabucak akabinde Gutsul‘u destekleyenlerin onu savunmaya sürdüğünü belirten Zaharova, bu dramatik olayları hatırladıklarını dile getirdi.
İkinci cinsin başladığını belirten Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü cevabını, “Ve en şaşırtan olan ve beni nitekim şaşırtan da, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, artık aksiyonlarından utanmıyor bile. Onun hukuku tam olarak maddelere aykırı emellerle kullandığını herkes çok iyi biliyor. Yani siyasi hesaplaşma ögesi olarak baskı ve bu durumda bence yalnızca seçmenlerin oylarıyla değil, aynı vakitte seçmenlerinin gayretiyle de desteklenen ve seçmenlerin sokaklara çıkarak takviyelerini bir kere daha gösterdikleri bireye yönelik (Gutsul’dan bahsediyorum) direkt tehdittir” cümleleriyle sürdürdü.
Ancak aynı durumun benzer şekilde Baltık ülkelerinde de uzun yıllardır yaşandığını vurgulayan Zaharova, “Yine demokrasiyi inşa ettiler, diktatörlüğü inşa ettiler. Pekala neden? Zira bu demokrasi değil ama Amerikalı liberallerin dile getirdiği ve Amerikan demokrasisi dediği şey bu. Yani, bu bir perde demokrasisi yahut ismine demokratik dedikleri ama aslında içinde sırf diktatörce, totaliter ve komuta-idari bir sistem olan bir sistemdir” dedi.
Daha önce, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘in Gutsul ile görüşmesini değerlendiren Moldova Hükümet Sözcüsü Daniel Voda, Moldovalı muhalifler ile Rus liderliği arasındaki irtibatın Moldova vatandaşlarının çıkarlarına aykırı olduğunu ifade ederek, Gagavuzya Özerk Bölgesi Başkanı’nı ‘Şor suç grubunun temsilcisi’ olarak isimlendirmişti.
Moldova Başsavcı Vekili Ion Munteanu, Gutsul‘a karşı açılan davaya ilişkin evrakların yakın vakitte mahkemeye iletileceğini bildirmişti.
Moldovalı muhalif İlan Şor, Kişinev’in Gagavuzya başkanını Rusya’dan döndükten çabucak sonra tutuklamaya hazırlandığını söylemişti. Gutsul, merkezi yetkililerin baskısına karşın ülkeye döneceğini belirtmişti.