İsveç’te Lund Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen ve Nature Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, kanda ölçülen p-tau217 proteininin Alzheimer belirtilerinin ne zaman ortaya çıkabileceğini tahmin etmede kullanılabileceği belirtildi …

İsveç’te Lund Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen ve Nature Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, kanda ölçülen p-tau217 proteininin Alzheimer belirtilerinin ne zaman ortaya çıkabileceğini tahmin etmede kullanılabileceği belirtildi. Çalışmada, bazı vakalarda hastalık riskinin yıllar öncesinden öngörülebildiği kaydedildi.
Yaşlanan nüfusla birlikte daha fazla gündeme gelen Alzheimer hastalığının erken teşhisine yönelik yeni bir araştırma yayımlandı. İsveç’te Lund Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ve Nature Medicine dergisinde yer alan çalışmada, basit bir kan örneği üzerinden yapılan analizle, bir kişinin Alzheimer belirtilerini ne zaman göstermeye başlayabileceğinin tahmin edilebildiği belirtildi.
P-tau217 proteini öne çıktı
Araştırmaya göre, kanda bulunan p-tau217 adlı proteinin seviyesi, Alzheimer’ın erken dönemde saptanmasında önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Çalışmada, bu proteinin beyinde biriken amiloid plakları ve tau protein yumaklarıyla doğrudan ilişkili olduğu ifade edildi.
Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre, bilim insanları, p-tau217 seviyesini yapay zekâ destekli biyobelirteç modelleriyle analiz ederek, henüz zihinsel kayıp başlamadan hastalığın seyrine ilişkin tahminde bulunabildi.
Bazı vakalarda 10 ila 20 yıllık öngörü
Binlerce kişilik veri seti üzerinden yürütülen çalışmada, Alzheimer’ın klinik belirtileri ortaya çıkmadan üç ila dört yıl önce daha net tahmin yapılabildiği belirtildi. Bazı vakalarda ise beyindeki değişimlerin hızı izlenerek hastalığın 10 hatta 20 yıl sonra başlayabileceğinin modellenebildiği kaydedildi.
Erken müdahale için önem taşıyor
Araştırmada elde edilen bulguların doğrudan bir tedavi anlamına gelmediği, ancak erken müdahale açısından önemli olduğu vurgulandı. Mevcut ilaçların, beyin hücreleri henüz kaybedilmeden kullanıldığında daha etkili sonuç verebildiği belirtilirken, riskli kişilerin erkenden belirlenmesinin yaşam tarzı değişiklikleri ve koruyucu tedavilerin planlanmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Ayrıca, bu tür verilerin ilaç araştırmalarında daha doğru ve kısa sürede sonuç alınmasına da yardımcı olabileceği belirtildi.
Henüz rutin test değil
Araştırmada kullanılan yöntemin şu aşamada hastanelerde rutin bir test olarak uygulanmadığı bildirildi. Yöntemin daha geniş gruplar ve farklı etnik kökenlerden katılımcılar üzerinde doğrulanması gerektiği kaydedildi. Uzmanlar, çalışmanın Alzheimer’da yalnızca teşhise değil, hastalığın ne zaman başlayabileceğini öngörmeye yönelik araştırmalar açısından da dikkat çekici bir adım olduğunu belirtiyor.