Bahçeli bayram iletisinde “Hukuken seçime girmesi baştan yanlış olan ve bölücü terör örgütü PKK’ya övgüler düzdüğü bilinen bir şahsa belediye başkanlığı mazbatasının verilmesi de baştan ayağa skandaldır ve yanlıştır” tabirlerini kullandı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bayram mesajı yayımladı. Bildirisinde Van’da yaşanan olaylara da değinen Bahçeli, ”Van’da hukuksal bir sıkıntıyı çarpıtıp sokakları savaş alanına çevirenler esasen demokrasi celladı, devlet ve millet muarızıdır. Hukuken seçime girmesi baştan yanlış olan ve bölücü terör örgütü PKK’ya övgüler düzdüğü bilinen bir şahsa belediye başkanlığı mazbatasının verilmesi de baştan ayağa skandaldır ve yanlıştır” tabirini kullandı..
Bahçeli’nin bayram iletisinden satır başlıkları şu şekilde:
”Bir yanda tekrarına cümlemizin ulaşmasını niyaz ettiğim Mübarek Ramazan-ı Şerif’i uğurlarken, diğer yanda bayram günlerine kavuşmanın sevincini ve sıcaklığını yaşıyoruz. Önce buyrukta dileğim, her günümüzün bayram tadında ve tavında geçmesidir. Ramazan ayında yaptığımız ibadetlerin, ettiğimiz duaların, hakkını vererek tuttuğumuz oruçların kabul ve makbul olması gönülden temennimdir. Bölgesel ve global huzursuzluk sarmalının gitgide sertleştiği günümüzde milli birlik ve dayanışma ruhumuzun destek ve tahkimi her alan ve etapta temin edilmelidir. Maddi, mekanik, melez ve menfaat temelli bir dünya tablosunun insanlığın değer ve miras zenginliğini daima tahrip ettiği, müsamaha ve merhamet hislerini tehlikeli ölçülerde zedelediği izahtan varestedir.”
”İnsanlık vicdanı zulme karşı seferber olmalıdır”
”Siyasi, ticari, diplomatik ve ekonomik cepheleşmelerin medeniyet ve milletler arasında çok boyutlu kriz ve uyuşmazlıklara yol açtığı, hatta çatışma ve savaş ortamlarına davetiye çıkardığı pek çok deneyimle sabittir. Maalesef beşeriyetin pençesine düştüğü mana ve maneviyat buhranı devamlı derinleşip genişlemektedir. Bundan mülhem huzursuzluk ve güvensizlik yaygın haldedir. Öngörülemez bir dünyanın önüne geçilemeyen karmaşa ve kaos girdabı devamlı surette yoğunluk kazanmaktadır.”
”Rusya ile Ukrayna arasında süregelen savaş, Gazze’yi ablukaya alan İsrail soykırımı, İran ile İsrail’in karşılıklı alarma geçmesi, terörizmin hunhar eylem ve emelleri, yeni bir dünya savaşının söylem edilmesi global çapta barış, istikrar ve sükunete akut ihtiyaç olduğunu resmetmektedir. Adil, adaletli, huzurlu, inançlı ve müreffeh bir geleceğin inşası her ülkenin, her toplum ve milletin ortak sorumluluğudur. Aksi halde nevzuhur bir ortaçağın doğuşu, bugüne kadar elde edilen kazanımların mahvı kaçınılmazdır. Yalnızca Türk ve İslam coğrafyalarının değil, tüm dünyanın da bayramların manevi iklimine muvafık ve müzahir şekilde kucaklaşması, sıkılı yumrukların açılması, münakaşayı ve hegemonya gayretlerini ikame edecek iyi niyetli, dostça ve kalıcı bağ ağlarının kurulması yaşanabilir bir dünya için elzem ve mecburidir. İnsanlık vicdanı zulme karşı seferber olmalıdır. Zalimlerin şiddet ve nefret siyasetlerine karşı cenahta bulunmak haysiyet ve hakkaniyet gereğidir.”
”Bayramın mehabetinde küslük ve kutuplaşma yoktur”
”Milyarlarca insan aç ve fakir haldeyken, hak ve hürriyetlerden mahrumiyet içinde çırpınırken, sınırlı ve sayılı düzeydeki kelamda ayrıcalıklı ve kaymak tabakanın servet ve lüks içinde hayat sürmesi, bunun yanında eşitsizliğin ve haksızlığın globalleşmesi elbette optimist bekleyişleri acze düşürmektedir. Esasen çözülmesi gereken ilk düğüm de budur. Kontrolsüz hırsın, dizginsiz nefsin, tabansız heva ve hevesin peşinde sürüklenen; daha çok kazanma, daha çok yeme, daha çok hakimiyet kurma, daha çok elde etme gayesiyle hiçbir insani ve vicdani eşik tanımayanların dünyayı ateşe vermek için adeta yarış halinde olduklarını inkar etmek mümkün değildir. İnsanı saran sert kabuğun kırılarak özün ortaya çıkarılması, yeniden ortak bedeller ve maneviyat dairesinde buluşulması mutlak hedef olmalıdır.”
”Bayramın vaaz ve vaat ettiği yakın ve yalın gerçek de bu gayenin tezahürünün gönül birliğiyle ifa ve tabiridir. Bayramın mehabetinde küslük ve kutuplaşma yoktur. Bayramın muhabbet ikliminde dargınlık ve ayrılık yoktur. Bayramın mana ve muhteva iradesinde sıla-i rahim hoşluğu, vuslat aydınlığı, başka kalmış ellerin yeni baştan tutuşmasının yanı sıra uzaklıklı gönüllerin içtenlikle kavuşması ve kaynaşması yer almaktadır. İnanıyorum ki, Türk ve Türkiye Yüzyılı da Türk milletine, gelecek kuşaklara vakitler üstü bayram lezzeti yaşatacaktır.”
”PKK ittifakıyla yol yürüyenler ilk virajda devrilecekler”
”Bu lezzete zehir katmanın arayış ve emelinde olanların mevzi kazanımlarla şımarmaya başlaması, içine gömüldükleri yılgınlığı mal bulmuş mağribi gibi çılgınlıkla telafi eforları siyasi şuursuzluktan daha çok Türkiye’nin ve dünyanın gidişatını okumayan miyop bakıştan ve vizyon fukaralığından kaynaklanmaktadır. Hiçbir umut, ufuk ve parlak bir gelecek sunmadan, emperyalizmin suflesi ve PKK ittifakıyla yol yürüyenlerin ilk virajda devrilecekleri mutlaktır. Bugün dönemsel yükselişlerinden ötürü böbürlenip değişim methiyesiyle caka satanların Türkiye’yi kuruluş prensiplerinden koparması söylediği söz edilen olamayacaktır.”
”Mazbatasının verilmesi skandaldır ve yanlıştır”
”Demokratik hakları anarşiye tahvil etmeye kalkışan bedhah bölücülerin dün olduğu aynıi bugün de meydanın boş olmadığını, Türk devletinin egemenliğini zedeleyici mütehakkim aksiyonlarının acıklı sonuçlarına maruz kalacaklarını bilmelerinde sayısız fayda vardır. Van’da türel bir sıkıntıyı çarpıtıp sokakları savaş alanına çevirenler esasen demokrasi celladı, devlet ve millet muarızıdır. Hukuken seçime girmesi baştan yanlış olan ve bölücü terör örgütü PKK’ya övgüler düzdüğü bilinen bir şahsa belediye başkanlığı mazbatasının verilmesi de baştan ayağa skandaldır ve yanlıştır. Bunun millet iradesine hürmet olduğunu ileri sürmek ise ahmaklık ve aldatmadır. Zira Türk milletinin muazzez iradesi her türlü bölücüye, bölünmeye, teröre ve teröriste sonuna kadar karşıdır ve karşı duracaktır. Sokakların hak arama yeri olmadığı, şiddet ve zor kullanarak olmayan bir hakkın alınamayacağı iyi bilinmelidir. Tam karşıtı bir süreç devletin ülkesi ve milletiyle ayrılamaz bütünlüğünü sarsacak ve devlette zaaf oluşturacaktır.”
‘Cam tavanı kırdık’ diyenler…”
”Üstelik devlet ile milleti karşı karşıya getirme sinsilikleri, bilahare devleti kötü gösterme niyetleri özellikle 31 Mart seçimlerinden sonra hızlanmıştır ki, buna tahammül etmek ve görmezden gelmek milli iflasa çanak tutmak demektir. Çünkü tarihimizin her döneminde devlet ile milletin mukadderatı bir ve benzeridir. İkisini birbirinden ayırma ve ayrıştırma uğraşlarının uzun vadede hain senaryoların tedavülüne, milli güç ögelerinin zayıflamasına kapı aralaması mümkündür. “Cam tavanı kırdık” diyenlerin Türk devletinin çatısını ve Türk milletinin varlığını dinamitlemesine asla imkan verilmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır. Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır. Herkes aklını başına almalı, rüzgâr ektiği surece fırtına biçeceğini unutmamalıdır. Türkiye demokratik olgunluğu, tarihî ve kültürel müktesebatı, birlik ve kardeşlik hisleriyle istikbalin huzur, istikrar, kudret, refah ve güvenlik timsali olarak sivrilecektir.”
”Türk milletine kan, renk ve ruh veren Türk vatandaşlarının tamamı birdir, eşittir ve hepsi bin yıllık kardeşliğin aziz mensuplarıdır. Bu his ve fikirlerle, kahraman şehitlerimizi rahmetle, hürmetle anıyor; şehit analarımızın, şehit babalarımızın ve şehit yakınlarımızın bayramını gönülden kutluyorum. Gazilerimize en iyi dileklerimi sunuyor, hala tedavi altında bulunanlara şifa temennilerimle hayırlı bayramlar diliyorum.”
”Nerede yaşıyorsa yaşasın, yurt içinde ve yurt dışında hayatın yükünü omuzlamış değerli vatandaşlarımızın, büyük Türk milletinin, gönül ve kültür coğrafyalarında varoluş çabası veren kardeşlerimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı samimiyetle tebrik ediyor, selam ve hürmetlerimi sunuyorum. Her günümüz bayram olsun. Cenab-ı Allah yar ve yardımcımız olsun. Ümit ederim ki, bu bayramda uzatılan hiçbir el geri çevrilmesin, barış ve kardeşliğimiz ebediyete kadar var olsun.”