DOLAR
46,1375
EURO
53,3292
ALTIN
6.107,63
BIST
13.758,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Altın Küre’de sinema dalında Barbie ve Oppenheimer filmleri başı çekiyor: ‘Barbenheimer’ Hollywood için ne anlama geliyor?

Altın Küre’de sinema kolunda Barbie ve Oppenheimer sinemaları başı çekiyor: ‘Barbenheimer’ Hollywood için ne manaya geliyor?

Altın Küre’de sinema dalında Barbie ve Oppenheimer filmleri başı çekiyor: ‘Barbenheimer’ Hollywood için ne anlama geliyor?
08.01.2024 03:00
40
A+
A-

Biri parlak pembe kıyafetleriyle tanınan oyuncak bebek hakkında tuhaf bir postmodern komedi. Başkası ise İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasını yaratan bilim adamının kara kara düşündüren biyografisi.

Birinde Margot Robbie ve Ryan Gosling, pastel plastik bir kumsalda müzik söyleyip dans ediyor. Başkasında, kazara dünyayı yok edebileceğinden endişelenen iskelet gibi bir Cillian Murphy var.

Greta Gerwig’in Barbie sineması ile Christopher Nolan’ın Oppenheimer’ı ilk başta birbirinin zıddı benzeri görünüyor. Lakin iki sinema birbiriyle o kadar temaslı ki ortaya yeni bir söz çıktı. Bu yaz Barbenheimer mevsimi.

Bu takma isim, iki sinemanın benzeyengün vizyona gireceğinin duyurulmasıyla ortaya çıktı.

Başlangıçta, sinemaseverlerin zevklerine göre seçim yapabilmesine fırsat sağlandığı düşünüldü.

Warner Bros’un, Christopher Nolan’ın ayrılıp Universal Studios’a geçmesine tepki olarak Barbie’yi aynı gün gösterime soktuğu yönünde söylentiler de vardı.

Ancak iki sinema arasındaki zıtlık o kadar çarpıcı ve komikti ki sosyal medya kullanıcıları bunun cazibesine karşı koyamadı ve çok zaman geçmeden ortadaki ilgi neredeyse resmi olmayan bir iştirake dönüştü. Barbenheimer dönemi böylelikle başladı.

Yeni bir Barbenheimer sineması hayal edildi. Özel posterler ve tişörtler tasarlandı. İnsanlar bu yeni sinemaya giderken ne giyeceklerini, ne yiyeceklerini, hangi kokteyli içeceklerini tartıştı. Barbie için pembe, Oppenheimer için ise siyah şekerlemeler önerildi.

Bu tamamen rastlantısal ve olağanüstü bir pazarlama imkanına döndü. Sinemalardan sırf birini görmek isteyenler bir anda oburunu de merak etmeye başladı.

Üstelik sinemalar aslında birbirinin tamamen zıttı da değil.

Her ikisinin de olağanüstü oyuncu takımları ve dayanılmaz yapım pahaları var. Her ikisi de Oscar’a aday gösterilen amatör direktörler tarafından yapıldı. Hem Barbie hem de Oppenheimer hayranı olmamanız için hiçbir neden yok.

Pek çok insan, Barbenheimer gününün bu yıl sinema dünyasındaki en çok önemli günü olacağına inanıyor.

Bu, Hollywood’un yeni bir şey sunmadığının göstergesi olabilir.

Barbie ve Oppenheimer, ana akım gişe rekorları kıran cinsten sinemalar değil.

Oppenheimer’da bilim insanları çeşitli odaların içinde 3 saat boyunca tartışıyor.

Barbie’de ise ortaya o kadar çok felsefi ve siyasi soru atılıyor ki Barbie bebeği alacak yaştaki genç çocukların başının karışması mümkün.

Öte yandan sinema sanayisinin, Covid-19’dan sonra bir müddettir istikrarını koruyamadığını görüyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda Hollywood oyuncuları 43 yıl sonra ilk defa greve giderek Amerikan sinema ve televizyon dalını durma noktasına getirdi.

Christopher Nolan, grev sonuçlanıncaya kadar “kesinlikle” yeni bir sinema üzerinde çalışmayacağını açıkladı.

Barbenheimer dönemi da parlak yeni bir geleceğin şafağından çok geçmişin bir kutlaması gibi hissediliyor.

Ne de olsa Nolan, analog sineması savunmasıyla ve dijital teknolojinin ilerlemesine direnmesiyle tanınırken, Barbie onlarca yıldır piyasada olan bir oyuncak bebeğin nostaljik çekiciliğine dayanıyor.

Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda insanların iki sineması görmek için giyinip süslendiğini, haftalar öncesinden plan yaptığını görüyoruz.

Yani sinemaya gitmek artık düzenli şekilde yapılan bir aktivite olmaktan çıktı.

Tüm bunlar sinema sanayisi için ne manaya geliyor? İnsanları sinemaya gitmeye teşvik etmek için Barbenheimer kadar aynısiz ve absürt bir konsept mi gerekiyor?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.