DOLAR
45,9573
EURO
53,4384
ALTIN
6.589,33
BIST
14.125,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

DEM Parti Sözcüsü Doğan’dan Dışişleri Bakanı Fidan’a: Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor?

DEM Parti Sözcüsü Doğan’dan Dışişleri Bakanı Fidan’a: Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor?

DEM Parti Sözcüsü Doğan’dan Dışişleri Bakanı Fidan’a: Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor?
15.07.2024 18:40
5
A+
A-

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin MYK toplantısı sürerken açıklama yaptı. Doğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye ile ilgili açıklamalarını eleştirerek “Suriye’deki bu karmaşık tabloda Türkiye’nin nasıl bir rolü oldu? Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor? Gerçekten Fidan’ın dediği bir olağanlaşma furyası başlayacaksa ki bu türlü bir furya aldı başını gidiyor, ‘normalleşme’ diyerek bir normalizasyonun olmadığını son aylarda hep bir arada görmüyor muyuz” dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğanu, partisinin MYK toplantısı devam ederken gündeme dair açıklamalar yaptı. Toplantının Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler hakkındaki değerlendirmelerle başladığını bildiren Doğan, “Suriye’deki bu karmaşık tabloda Türkiye’nin nasıl bir rolü oldu? Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor? Sahiden Fidan’ın dediği bir olağanlaşma furyası başlayacaksa ki bu türlü bir furya aldı başını gidiyor ‘normalleşme’ diyerek bir normalizasyonun olmadığını son aylarda hep birlikte görmüyor muyuz” dedi.

Filistin’e yönelik ataklara da değinen Doğan, “Gazze’den Amediye’ye kadar her yanı savaş ve çatışma hali sarmış durumda. Bundan Türkiye’de çok ağır ekonomik maliyetlerle, siyasal sonuçlarla ve ne yazık ki can kayıplarıyla, ağır bedellerle etkileniyor” dedi. “İmralı’da süren tecrit, hapishanelerin durumu, hasta tutsakların hali, kayyum siyasetleri değişmeyen gündem konularımızdı” diye konuşan Doğan, şu bilgileri verdi:

Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’na çağrı

“Ben dün Sincan Ceazaevi’nde kimi tutuklu arkadaşlarımızı ziyarete gittim ve orada cezaevi müşahede ve yönetim konseylerinin yaşattığı zulmü bir sefer daha dinledim. Bu bile hapishanelerin durumunun artık ne kadar kritik bir hal aldığını biz kere daha gösteriyor. İmralı’da sayın Öcalan’a uygulanan ve sadece onunla sınırlı kalmayan; onunla birlikte tecride maruz bırakılan diğer tutukluların durumundan bahsetmişken Adalet Bakanlığı’na bir davet yapmak istiyoruz tekrar. Bu insan hakkı ihlalinden, insanlık suçundan vazgeçilmesi gerekiyor. Tecrit ağır bir insanlık suçudurİmralı Ada Hapishanesi’nde tutulanların sağlık hakları da ihlal ediliyor. Bundan Ötürü Sağlık Bakanlığı’na da davet yapıyoruz. Orada tutulan insanların sağlık durumları bir telaş ve telaş konusu. Buna dair bir açıklama yapmak gerekiyor.

“Olmayan bir demokrasi Türkiye’de daima bir şekilde darbelerle kesintiye uğruyor”

15 Temmuz darbe teşebbüsünün yıl dönümüyle nedeniyle de değerlendirmelerde bulunan Doğan, “Bugün 15 Temmuz. Türkiye geçmişten ne yazık ki dersler çıkarmak yerine benzeyenyöntemlerde ısrar ediyor ve bundan vazgeçmiyor. Darbe teşebbüsünün yıl dönümü. Olmayan bir demokrasi Türkiye’de daima bir şekilde darbelerle kesintiye uğruyor. İlkesel olarak her türlü darbe ve askeri kalkışmaya karşıyız. Demokratik yerin bu şekilde kesintiye uğratılmasına karşı mücadele etmek için onlarca yıllardır da büyük bedeller ödüyoruz. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok adalettir” tabirlerini kullandı.

“Darbe teşebbüsü karanlıkta kaldı, bu yapılarla yüzleşilmedi”

Ayşegül Doğan, şunları söyledi:

“Her cins darbenin, askeri kalkışmanın arkasında kapalı gizli tutulan, bir türlü yüzleşilmek istenilmeyen bir siyasi güç olduğunu biliyoruz. Bu yapılar saklandı, saklanmaya devam ediyor. Darbe teşebbüsü karanlıkta kaldı, bu yapılarla yüzleşilmedi. OHAL’ler çıkartıldı. Lakin bir öbür darbeyle mümkün olabilecek hukuksuzluklar silsilesi yaşandı. Bugünkü rejimin tesisi için adeta yaşananlar bir fırsata dönüştürüldü. Kayyumlara yol açıldı. 15 Temmuz 2016’da yaşananlarla çıplak bir şekilde yaşananlarla çıplak bir şekilde yüzleşmek öncelikli olarak iktidarın misyonudur. Bu bahiste iktidarı daha açık ve şeffaf bir şekilde sorumluluk almaya ve bunların siyasi sorumlularıyla yüzleşmeye davet ediyoruz. Sırf iktidar değil muhalefet partileri de bunu bir demokrasi sorunu olarak ele almak yerine ne yazık ki milliyetçiliği körüklemeyi tercih ettiler ve o günden bugüne 15 Temmuz’u kendi tabanlarını konsolide etmenin bir aracı olarak gördüler.

“Ankara-Bağdat-Şam-Erbil arasında kurulacak bir ittifak savaş ve çatışma ittifakı olmamalı”

Irak-Kürdistan bölgesinde yaşananlardan çok büyük bir telaş duyuyoruz. Kürtler yaşadıkları tüm coğrafyalarda neresi olursa olsun varlık çabası vermek durumunda kalıyorlar. Son derece yasal haklarını kullanıyorlar bu taarruzlara karşı. Daha önce bu çok acı bir şekilde deneyim edildi. Hiç kimse, hiçbir güç halkları tekrar bu kötü deneyimleri yaşayacak günlere götürmemeli. Ankara-Bağdat-Şam-Erbil arasında kurulacak bir ittifak savaş ve çatışma ittifakı olmamalı. Şayet bir ittifak kurulacaksa bugüne kadar kurulanın tam bilakis savaşa karşı, çatışmaya karşı ve halkların kazanımlarını koruyacak bir ittifak olmalı. Hiçbir güç burada yaşayan Kürtleri karşı karşıya getirmemeli. Yapılacak her hesap bu periyotta daha çok barış ve bir ortada hayat için olmalıdır. Hiçbir Kürt gücü de bu hesapların bir kesimi olmamalıdır.

“Halkların iradesine hürmet duyuyor musunuz?”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarından alıntılar yapmak istiyorum. Diyor ki ‘Suriye’de çok karmaşık bir tablo var ve bu tablonun tartışılmaya açılması için çok zaman lazım.’ Bir defa şunu hatırlatmak isteriz: 10 yılı aşkın bir savaş halinden bahsediyoruz. Suriye’deki bu karmaşık tabloda Türkiye’nin nasıl bir rolü oldu? Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor? Gerçekten Fidan’ın dediği bir olağanlaşma furyası başlayacaksa ki bu türlü bir furya aldı başını gidiyor ‘normalleşme’ diyerek bir normalizasyonun olmadığını son aylarda birlikte görmüyor muyuz?

Eğer siz Suriye ile ilgilerde bir normalizasyon arıyorsanız ve sahiden geçmişi yeniden düşünerek bunu yapacaksanız açık ve şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Mültecilerle ilgili Türkiye ne yapacak? İstekli dönüşler dahil olmak üzere nasıl bir planlama yapılacak? Suriye’de yaşayan halklar birleşik ve demokratik bir Suriye’de yaşamak istiyorlar. Siz de halkların iradesine hürmet duyuyor musunuz?

Ekmek ve Adalet kampanyası 19 Temmuz’da başlıyor

Partisinin 19 Temmuz’da başlatacağı “Ekmek ve Adalet Kampanyası” hakkında da bilgilendirme yapan Doğan, “Mardin’de Kızıltepe’de 19 Temmuz’da start veriyoruz. Starta Eş Genel Liderimiz Tuncer Bakırhan katılıyor, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve ilçeleri eş başkanları, Mardin milletvekillerimiz katılıyor. 19 Temmuz’da saat 17.00’de Kızıltepe’de vereceğimiz start unsur ‘Ekmek ve Adalet’ kampanyamızı başlatıyoruz. Mardin’den sonra 25 Temmuz’da Ağrı’da bir esnaf buluşması gerçekleştireceğiz. Gürbulak sınır kapısında bir açıklama ve buluşma gerçekleşecek. 28 Temmuz’da Batman’da bir ‘emek’ buluşması planlıyoruz. 29 Temmuz’da Hatay rezerv alanında bir buluşma olacak. 7 Ağustos’ta Iğdır’da bir tarım ve bayan personellerle bir buluşma gerçekleştirilecek. 11 Ağustos’ta Kocaeli-Gebze’de tersane çalışanları ile, 18 Ağustos’ta Antalya’da turizm çalışanları ile, 19 Ağustos’ta İzmir’de emeklilerle buluşma gerçekleşecek. 20 Ağustos’ta İzmir Ekoloji Buluşması planlıyoruz. 21 Ağustos’ta Manisa’da tarım emekçileri ile buluşuyoruz.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.