DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Dünya Diyabet Günü’nde uzmanı uyardı: Körlüğe kadar gidiyor!

Dünya Diyabet Günü’nde uzmanı uyardı: Körlüğe kadar gidiyor!

Dünya Diyabet Günü’nde uzmanı uyardı: Körlüğe kadar gidiyor!
14.11.2023 10:40
57
A+
A-

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Numan Alp, görme kaybı sebepleri arasında en sık rastlanan ‘Diyabetik Retinopati’ hastalığının tedavisinde erken teşhisin çok önemli olduğunu söyleyerek, “Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabete bağlı gelişebilen ‘diyabetik Retinopati’ hastalığının vaktinde tetkikleri ve tedavileri yapılmazsa ileri devirlerde kalıcı görme kayıplarına, körlüğe kadar giden komplikasyonlara neden olduğunu biliyoruz. Bilhassa diyabet hastalarının kesinlikle bir göz hekimine muayenelerini yaptırmalarını öneriyorum” dedi.

Dünyagöz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Numan Alp, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’ne ilişkin açıklamalar yaptı. Diyabet hastalığının, metabolizma bozukluğu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alp, “Vücutta kan şekerinin sistemsiz bir şekilde yükselmesi sonucunda bütün nörolojik sistemleri, kardiyovasküler sistemleri ve damar-sinir sistemini etkileyebilen bir metabolik bozukluktur. Kan şekeri yüksek olan hastalarda çeşitli düzeneklerle kılcal damarlarda bozukluklar meydana geliyor. Bunlardan biri de göz. Göz hem hudut hem de damar yapılarının epeyce ağır olduğu bir doku. Bu bölgedeki kılcal damarlarda bozukluklar oluşması sonucunda gözün arka tarafında kanamalar, yeni damar oluşumları ve görme noktası denilen sarı nokta bölgesinde görmenin azalmasına ve kalıcı bir şekilde körlüğe kadar gidebilen komplikasyonlara neden olan ödemler meydana gelebiliyor” dedi.

“50’li yaşlardan sonra sorun teşkil etmektedir”

Diyabet hastalığının tanısı konulduğu zaman diğer dokularda olduğui göz de derhal bir tutulumla karşılaşılmadığını ifade eden Prof. Dr. Alp, “Dolayısıyla hastalar başlangıçta görmede herhangi bir sorun hissetmeyebiliyorlar. Bu nedenle hastaların bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bilhassa gözdeki komplikasyonlar ilk 5 yıl içerisinde çok fazla olmayabiliyor. Ortaya çıktıktan sonra bunların tedavi edilmesi epeyce zor olabiliyor. Hastalarımızın bir kısmına rutin göz muayeneleri sırasında saptadığımız bulgular sonucunda diyabet tanısı konulabiliyor. Muayeneye kadar diyabet hastası olduklarının farkında olmayan hastalar olabiliyor. Bunun tam aksisi de geçerli. Diyabet tanısı konulmuş hastaların kesinlikle bir şekilde göz hekimlerine yönlendirilmesi gerekiyor. Komplikasyonları önlemek ismine erken teşhis son derece değerlidir. Tip-2 diyabet 50’li yaşlardan sonra daha çok sorun teşkil etmektedir. Diyabet ve beraberinde getirdiği komplikasyonlar bu yaş kümesindeki körlüklerin en çok önemli sebepleri arasında. Bundan Ötürü 50 yaş itibariyle hastaların bu mevzuya daha çok itina göstermeler gerekiyor” diye konuştu.

“Morfolojik değişikliklerde kalıcı görme kaybına neden olacaktı”

Diyabetik Retinopati hastalığına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Alp, “Diyabetik Retinopati, kılcal damarların yüksek kan şekeri nedeniyle tıkanması ve buna bağlı ortaya çıkan moleküllerin tetiklediği yeni damar oluşumları, göz içerisinde ve retinada kanamalar ve ödemle devam eden ileri durumlarında ise kabuklanmalar gibi birtakım komplikasyonlarla ilerleyen bir seri meseleye yol açabilir. Damar tıkanıkları ve peşinden oluşan kanamalar ve ödemler, gözdeki damar ve hudut ağının yapısını bozuyor. Burada iyi bir görüntü elde etme talihiniz kalmıyor. Bunlar erken periyotta fark edilir ve komplikasyonlar başlamış olsa bile gerekli tedaviler yapılırsa eski haline kısmen getirilebilir ya da ilerlemesi durdurulabilir. Bunlar sağlanamazsa o zaman retina katmanındaki sorunlar kalıcı hale gelmeye başlar. Morfolojik değişikliklerde kalıcı görme kaybına neden olacaktır” dedi.

“Körlüğe kadar giden komplikasyonlara neden oluyor”

Prof. Dr. Alp, 3 çeşit tedavi sisteminin olduğunu söyleyerek, “Anormal damar oluşumu olan hastalarda gözün arka tarafında etkilenen bölgelere lazer tedavisi uyguluyoruz. Gözün arkasında görme noktasını etkileyen kısımda ödem olabiliyor. Bu ödem durumda göz içerisinde ilaç enjeksiyonları yapabiliyoruz. Daha ileri evre kabuklanmaların, çekintilerin olduğu durumlarda cerrahi sistemleri uygulayabiliyoruz. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabete bağlı gelişebilen ‘diyabetik retinopati’ hastalığının vaktinde tetkikleri ve tedavileri yapılmazsa ileri periyotlarda kalıcı görme kayıplarına, körlüğe kadar giden komplikasyonlara neden olduğunu biliyoruz. Bilhassa diyabet hastalarının kesinlikle bir göz tabibine muayenelerini yaptırmalarını öneriyorum” tabirlerini kullandı.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.