DOLAR
45,3820
EURO
53,4424
ALTIN
6.823,76
BIST
15.025,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Erdoğan: Başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi ertelenemez bir ihtiyaçtır’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün bölgemizdeki sıkıntıların tamamının kökeninde Filistin problemi bulunuyor. Bu mesele hakkaniyete uygun bir şekilde çözülmedikçe bölgemiz barışa hasret yaşamaya devam edecektir. Başşehri Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır” dedi.

Erdoğan: Başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi ertelenemez bir ihtiyaçtır’
09.10.2023 03:40
54
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Yeşilköy’deki Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi’nin resmi açılış merasiminde konuştu.

Erdoğan, dünyanın pek çok yerinde acılar, zulümler, haksızlıklar, çatışmalar yaşanırken burada sergilenen müsamaha tablosunu çok manalı ve değerli bulduğunu kaydetti.

Türkiye’nin farklı kültürleri ve inanç mensuplarını asırlar boyunca barış içinde yaşatmış örnek bir birikime sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, insanı, yaratılmışların en onurlusu gören İslam inancının, çoğu zaman adil olmayı ve hakkaniyetle davranmayı emrettiğini vurguladı.

Aynı şekilde medeniyetlerinde mazlumun da zalimin de kimliğine bakılmadığını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Adı, inancı, mensubiyeti ne olursa olsun zalimin karşısında mazlumun yanında durmak bizim vazifemizdir. Ahmet Yesevi’den Yunus Emre’ye, Mevlana’dan Hacı Bektaş-ı Veli’ye kadar tüm gönül sultanlarımızın, manevi rehberlerimizin bize telkini de bu istikamettedir. Lakin son devirde İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı başta olmak üzere direkt beşere yönelik nefret kabahatlerinin arttığını görüyoruz. Kur’an-ı Kerim’i yakan fanatiklerin alçakça taarruzlarına, niyet hürriyeti denilerek maalesef göz yumuluyor. Büyükelçiliklerimizin önünde milyarlarca Müslümanı rencide ve tahrik eden bu taarruzların gerçekleştirilmesine müsaade ediliyor. Müslümanlarla birlikte akıl, izan ve vicdan sahibi diğer inanç gruplarının da bu nefret kabahatleri karşısında verdiği tepki yok sayılıyor. Günden güne büyüyen, kimi ülkelerde artık tahammül sonlarını aşan bu hücumlara yenilerinin eklenmesini asla kabul edemeyiz. Hangi mazeretle olursa olsun, insanların kutsallarına saldırılmasına müsaade edenleri anlayışla karşılamamız mümkün değildir. Nefret suçlarına göz yumanlar, farklı kültürlerin bir ortada barış içinde yaşama iradesini de ne yazık ki dinamitlemektedir. Asırlardır çeşitli inanç mensuplarına ev sahipliği yapan Türkiye, İslam ve yabancı düşmanı akımlarla mücadelede de öncü rol üstlenmektedir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere üyesi olduğumuz tüm uluslararası platformlarda bu tehlikeye dikkat çekiyor, insanların kutsallarına yönelik eylemleri reddettiğimizi güçlü bir şekilde dile getiriyoruz.”

Musevisi ve Hristiyanı ile Türkiye’deki tüm cemaatlerin bu mevzuda kararlı bir tutum takındığını görmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Erdoğan, İstanbul Süryani Kadim Vakfına Kur’an-ı Kerim’i ve Müslümanları hedef alan nefret kabahatleri karşısında verdikleri tepki için teşekkür etti.

‘Müslümanların ve Hristiyanların Kudüs üzerindeki hakları ihlal edilmiştir’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç semavi dinin de kutsal beldesi olan Kudüs-i Şerif’in herkes için değerinin, manasının, pahası ve yerinin tartışılmaz olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Dört asırdan fazla Kudüs’e hizmet etmekle müşerref olmuş milletimiz açısından bu mübarek beldenin çok müstesna bir pozisyonu vardır. Yasal Sultan Süleyman tarafından El Halil kapısının üzerine yazdırılan, burası çok önemli, ‘Lailahe illallah, İbrahim halilullah’ ifadesi atalarımızın Kudüs-ü Şerif’in varlıklı karakterine gösterdiği ihtimamın en hoş, en çok önemli sembolüdür. Lakin Osmanlı’nın bölgeden çekilmesiyle birlikte Müslümanların ve Hristiyanların Kudüs üzerindeki hakları, sayısız Birleşmiş Milletler kararına karşın adım adım ihlal edilmiştir. Yüzyıllar boyunca bir barış ve iyilik yurdu olan Kudüs ne yazık ki tansiyonun, işgalin, yıkımın ve gasbın sembolü haline gelmiştir. Orta Doğu tarihini bilenler şu gerçeği çok net bir şekilde görebiliyor: Bugün bölgemizdeki meselelerin tamamının kökeninde Filistin sorunu bulunuyor. Bu mesele hakkaniyete uygun bir şekilde çözülmedikçe bölgemiz barışa hasret yaşamaya devam edecektir. Orta Doğu’ya kalıcı barışın gelebilmesi, lakin Filistin-İsrail sıkıntısının son bir tahlile kavuşturulmasıyla mümkündür.”

‘Başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin-İsrail meselesine ilişkin, “1967 sonları temelinde bağımsız ve coğrafik bütünlüğü haiz, başşehri (Doğu) Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir gereksinimdir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilköy’deki Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi’nin açılış törenindeki konuşmasında, Filistin ile İsrail arasında yaşanan olaylara değindi.

Bu noktada çoğu zaman ifade ettikleri benzeri iki devletli tahlil perspektifinin korumasının son derece çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, “1967 hudutları temelinde bağımsız ve coğrafik bütünlüğü haiz, başşehri (Doğu) Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir gereksinimdir.” diye konuştu.

Kudüs’ü zaman ve mekan olarak bölme çabalarıyla Harem-i Şerif’e yönelik tacizlerin sayısının her geçen gün arttığına dikkati çeken Erdoğan, “Türkiye olarak bu bahisteki reaksiyonumuzu ve itirazımızı her fırsatta dile getirdik. Tüm dünyanın sustuğu periyotlarda biz hakkı, hakikati ve acı da olsa doğruyu söylemekten hiçbir zaman çekinmedik. Filistinli kardeşlerimizle hep dayanışma içinde olurken bölgede tansiyonu tırmandıracak, daha fazla kan akmasına yol açacak problemleri daha da derinleştirecek her türlü adımdan imtina edilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Gazze halkının abluka sebebiyle çektikleri dertlerin hafifletilmesi için de ilgili kurumlarımız aracılığıyla her türlü çabası gösterdik. Bugün de adil bir barışın kaybedeni olmaz düsturuyla hareket ediyoruz.” sözlerini kullandı.

‘Bölgede söz sahibi tüm aktörleri barışa içtenlikle katkı vermeye davet ediyoruz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhataplarıyla yaptıkları görüşmede üzerinde en fazla durdukları konunun, Filistin sorununun uluslararası hukuka göre çözülerek bölgenin huzura, kalıcı barışa ve istikrara kavuşması olduğunu vurguladı.

‘Türkiye tansiyonun düşürülmesi için elinden geleni yapmaya hazır’

Adaleti tesis etmede geç kalındıkça maalesef bunun faturasının Filistinliler ve İsraillilerle birlikte tüm bölgenin ödediğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Özellikle saf çocukların, daha kundaktaki bebeklerin ölümü ve acı çekmesi hepimizin yüreğini yaralıyor. Ateşe körükle gitmenin başta her iki taraftaki siviller olmak üzere hiç kimseye bir yararı olmaz. Türkiye çatışmaların bir an önce durması, son hadiselerle birlikte yeterlice tırmanan tansiyonun düşürülmesi için elinden geleni yapmaya hazırdır. Sükunetin tekrar tesis edilmesi için başlattığımız diplomatik eforları ağırlaştırarak devam ettirmekte kararlıyız. Bölgede söz sahibi tüm aktörleri de barışa içtenlikle katkı vermeye davet ediyoruz.”
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.