DOLAR
45,0299
EURO
52,8499
ALTIN
6.833,11
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Fehmi Koru: Mehmet Şimşek’in ilk icraatı “refah” yolunda bir adım sayılabilir mi? Kuşkularım var…

“Demokrasi konusunda girilen yanlışlardan dönülmezse, ekonomi görece olarak rayına oturmaya başlasa bile, beklenen ideal sonuç olan ‘refaha’ ulaşılamayacağı bilinmelidir”

Fehmi Koru: Mehmet Şimşek’in ilk icraatı “refah” yolunda bir adım sayılabilir mi? Kuşkularım var…
23.06.2023 06:24
79
A+
A-

Fehmi Koru*

“Dağ fare doğurdu” diyen de var, “Başlangıç için umut verici” diyen de…

Merkez Bankası’nın Para Siyaseti Kurulu (PPK), dün, daima düşürülmesine alıştığımız faizin oranını %8,5’tan %15’e çıkarma kararı aldı. Kararın açıklanması sonrası yapılan yorumlar epey karışık.

O karışıklıktan benim çıkardığım sonuç şu: Ekonomiyi sıradan vatandaştan daha yakın takip edenler kararı tatmin edici bulmadılar…

Hayal kırıklığı TL’nin dolar karşısında kısa sürede %4 kadar değer kaybetmesine yol açmış görünüyor.

Kararı veren PPK üyeleri, kararlarına eşlik eden açıklamalarında, faiz artırımının bundan sonra da devam edeceği imasında bulunuyorlar.

Benim kanaatim şu: PPK dün faizi %15 oranına değil de daha yüksek bir orana artırma yüreği göstermiş olsaydı da, kararları tepkiyle karşılaşacak, piyasalar dünkü kadar olmasa bile tekrar de olumsuz tepki verecekti.

Türk iktisadının sorunu vaktiyle ‘faiz’ ile yakından irtibatlıydı tahminen, fakat sorun aradan geçen süre içerisinde devasa boyuta ulaştı. Faizde indirim-bindirim iktisatta var olan sorunu ne artırır ne de ortadan kaldırır.

Dünkü karar, yeni hükümetin hazine ve maliye bakanı Mehmet Şimşek’in görevi üstlendiği gün yaptığı, maksadın ‘refahı artırmak’ olduğu ve bunun yolunun da ‘rasyonel siyasetlerden geçtiği’ vaadine tekrar de karşıt düşmeyen bir ilk adım. Esas bundan sonra temel sorunun tahlili için neler yapılacağına bakmak gerekiyor.

Refahın artırılması için atılması gereken pek çok adım var.

Faizin artışı muhalefeti yeniden ‘nass’ konusunu hatırlatmaya sevk etti. 

“Nass nerede kaldı?” diye soruluyor…

Aslında, Türkiye’de yaşanan ekonomik ezalara dikkatle yaklaşıldığı takdirde, ‘nass’ ile ifade edilen ‘faiz’ ile resmi olarak uygulanan faiz arasında bir ilinti bulunmuyor.

Enflasyonun resmen %50 civarında olduğu bir ülkeyiz ve bunun altındaki her faiz oranı ‘nass’ ile kastedilen dini yasağın dışında kalır.

Bir istikametiyle, din/ler/in ‘faiz yasağı’ ile önüne geçmek istediği ne ise, Türkiye’de tahammül edilemez boyutlara tırmanan enflasyon tam da onu yerine getiriyor.

Zengini daha güçlü, yoksulu daha yoksul yaparak…

Yoksulluğu yaygınlaştırarak…

Paradan para kazanmanın ismidir zira faiz.

Önceki hükümet döneminde devreye sokulan ‘kur korumalı mevduat’ (KKM) uygulaması bu türlü bir formüldür. Parası olanlar KKM sayesinde kısa sürede mevcut paraları kadar bir getiriye kavuştular.

Merkez Bankası’nın 27 hafta boyunca uyguladığı düşük oranda faiz, tekrar Merkez Bankası’nın teşvikiyle bankalar tarafından müşterilerine teklif edilen KKM yanında çerez parası kalmaktaydı.

Galiba yeni periyotta o yanlışlıktan dönülecek.

‘Nass’ konusuna kıymet verenler, hükümetin 1,5 yıl boyunca uygulanan vahim KKM yanlışlığından dönmesi gerçekse, bunun için bayram edebilirler. 

Faiz konusunda hassasiyeti bulunan bireyler ve çevreler dikkatlerini enflasyon üzerinde yoğunlaştırmalı, onun mümkün olduğu kadar aşağıya indirilmesi için verilecek bir mücadeleyi desteklemelidirler.

Enflasyon nasıl aşağıya indirilebilir?

Bu soruya karşılık teşkil edecek tek bir formül var: İktisadın yapısal problemlerini çözmek ve ülkeyi yeniden demokratik tabana geri döndürmek…

Demokrasi konusunda girilen yanlışlardan dönülmezse, ekonomi görece olarak rayına oturmaya başlasa bile, beklenen ideal sonuç olan ‘refaha’ ulaşılamayacağı bilinmelidir.

Mehmet Şimşek herhalde bunu bilir.

Peki yapabilir mi?

Onun görev mühletinin başlangıcında alınan ilk ekonomik karara yöneltilen yansılara bakılırsa, bu soruya derhal “Yapabilir” karşılığını vermek çok zor.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.