Fehmi Koru: Meral Akşener ve İYİ Parti kendilerine yeni bir yol tutma eşiğinde…

Fehmi Koru*
Önce duyduklarım beni şaşırttı, kulaklarıma inanamadım; sonra söylenenleri ajansın özetinden okudum; hayır, yanlış duymamışım. Meral Akşener, dün partisinin üçüncü olağan kongresinde yaptığı konuşmada hep birilerine vermiş veriştirmiş…
En çok da kendi partisi içerisinden birilerine…
Sonra bir yıldan uzun süre benzeyenittifak içerisinde yer aldığı CHP’ye de…
En tuhafıma giden de, partisini yeni kurduğunda, siyasi iktidar seçime girmesinin önüne maniler koymaya kalkıştığında, mahzurları aşmak için bulunan CHP’den milletvekili ödünç alma teşebbüsü için, ‘‘Hayatımın en büyük hatasıdır’’ demesi…
O teşebbüs sayesinde ilk seçimde Meclis’e güçlü bir kümeyle girebildi İYİ Parti…
CHP’nin o cömertlik için Akşener’e ya da partisine ‘fatura çıkarma’ anlamına gelecek bir hatırlatmada bulunduğu görülmedi.
Görülse ne olacak ki…
İşin daha tuhafı, partisi içerisinden -ismini vermediği- birilerini suçlarken kullandığı tabirlerin boşlukta kalması… Ben kimi, ne için suçladığını çıkaramadım, İYİ Parti’yi yakın takip altında tutanlara sorduğumda onlardan da Akşener’in alınmasını hak edecek bir parti-içi tepki bilgisi gelmedi.
Her partide olan, siyasetin kabul edilebilir hudutları içerisinde söylentilerin bu kadar büyütülmesi anlaşılabilir bir durum değil.
Benzer bir durumla, ‘6’lı masa’ olarak cumhurbaşkanı adaylarını belirleyecekleri toplantıdan bir-iki gün sonra yaptığı dehşetengiz açıklamasında da karşılaşmıştık. Orada da aylar boyunca masayı paylaştığı ve her seferinde ortak bir açıklama metnine imzasını koyduğu başkanları suçlamıştı Akşener…
Dün kendi çalışma arkadaşlarına yönelttiği suçlamaların üslubuyla o günkü konuşmasının üslubu birbirine çok benziyor.
Önceki sert konuşmasıyla masayı devirdiği ve bir daha aynı başkanlarla mukadderat arkadaşlığı yapmayacağı izlenimi vermişti,ardından farklı bir gelişme yaşandığını biliyoruz. Önderlerle yeniden bir araya geldiği adaylığına ‘dayatma’ olduğu için itiraz ettiği Kemal Kılıçdaroğlu seçimi kazansın ve cumhurbaşkanı olsun diye canla başla çalıştı da…
Suçladığı mesai arkadaşlarıyla da çalışmaya devam edeceğe benziyor.
Peki de, İYİ Parti saflarında siyaset yapan, seçimlerde oyunu İYİ Parti için kullananlar bu işe ne diyor?
Adaylık belirleme toplantısı sonrasındaki acayip çıkışının, akabinde masaya dönmüş olsa bile, partililerce -hiç değilse bir bölümünce- iyi karşılanmadığı, seçimde İYİ Parti’nin oyunun düşmesinden anlaşılıyordu.
Bu kez ne olur?
Tahminde bulunmak zor.
Kongreye kadar İYİ Parti’nin en besbelli özelliği, kurucu takımının çok önemli isimleri vaktiyle MHP’de siyaset yapan insanlar olmalarına karşın, AK Parti’nin merkezden daha sağa kaymasıyla meydana gelen boşluğu doldurmaya aday bir parti imgesi vermesiydi.
Merkezi hedefleyen bir parti görünümündeydi İYİ Parti.
Akşener dünkü konuşmasıyla, İYİ Parti’yi, AK Parti ile MHP’ye yakın bir yere yaklaştırmış oldu.
Üslup Tayyip Erdoğan’ı, içerik de Devlet Bahçeli’yi akla getirdi.
DEVA, Gelecek ve hatta Saadet partilerinin bu durum dikkatlerinden kaçmamıştır sanırım.
Boşluk ortada ve onu doldurmaya en yakın duran parti de buna niyeti olmadığını en yetkili ağızdan ilan etmiş bulunuyor.
CHP de fazla uzak olmayan bir gelecekte kurultaya giderek kendini yeniden tanımlamaya çalışacak. Hiç değilse oradan gelen işaretler bu yönde.
Türkiye siyasi hayatı enteresan bir periyoda girmiş…
*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.