DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İliç faciası davasında müşteki avukatı Mustafa Baydar: Bugün hesap sorulmazsa yarın başka facialar yaşanacak

İliç faciası davasında müşteki avukatı Mustafa Baydar: Bugün hesap sorulmazsa yarın diğer facialar yaşanacak

İliç faciası davasında müşteki avukatı Mustafa Baydar: Bugün hesap sorulmazsa yarın başka facialar yaşanacak
20.03.2025 17:20
2
A+
A-

Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold altın madeninde 9 emekçinin toprak altında kalarak hayatını yitirdiği heyelana ilişkin 5’i tutuklu 43 sanığın, “Taksirle birden fazla kişinin vefatına ve yaralanmasına neden olmak” ve “Çevreyi taksirle kirletmek” suçlarından yargılanmasına devam edildi. Müşteki avukatlarından Mustafa Baydar, “Bugün burada hesap sorulmazsa yarın diğer facialar yaşanacak” dedi.

Evrensel’in haberine göre, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davanın 4. gününde söz alan müşteki avukatı Mustafa Baydar, süratli bir uzman raporu ile adeta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinin tamamının aklandığını söyledi. “Hiç kimse suçlu değil, işi yazgıya bağlayıp kapatabilir miyiz?” diye soran Baydar, koca bir dağın yığıldığını hatırlatarak, “Sanık savunmalarında da gördük, borularla ve solisyonlarla dışarı yığılanı atıyorlar. Anagold firması bir yerlerden bir şey alıyor, belli bir kontrol sağlanmış, önlemler alınmış lakin bunlar göstermelik” dedi. Tarihi bir dava görüldüğünün altını çizen Baydar, “Bugün burada hesap sorulmazsa yarın diğer facialar yaşanacak” ikazını yaparak sanıkların ‘taksirle öldürmeden’ değil ‘bilinçli taksirle öldürmeden’ ceza almasını istediklerini söyledi.

“Facia tarihi hariç biliniyordu”

Avukat Serdar Doğan ise İliç faciasına ilişkin soruşturma ve kovuşturmanın yüzeysel kaldığına vurgu yaparak, “Yargılanması gereken tüm sanıklar sanık sandalyesinde yok. Kolay bir iş kazası üzerinden bir yargılama yapılmaktadır. Tarih hariç, olacak bir facia şirket tarafından her şeyiyle biliniyor. Burada gerçek sorumluların ortaya koyulması gerekir. Şirketin daima personel aldığını ve alırken de ‘Herhangi bir kusurumuz yok, iş verdiğimiz firmalar işimizi yapmadı’ gibi zekamızla alay eder bir hal içindeler” tepkisini gösterdi. Kazadan 1 buçuk ay önce bir rapor verildiğini, raporun belgede da olduğunu lakin yabancı lisanda olduğu için uzmanların dikkatini çekmediğini aktaran Doğan, “Raporda eksik talimat verildiği ve iletişim halinde olunması gereken yerle bilgilerin paylaşılmadığı söyleniyor. Liçe su basılması (siyanür içeren tehlikeli bir madde), biriken cevher için önlen alınmaması hepsi gözler önünde. Bu bir cinayet mi, taksir mi buna bakmak lazım. Şu Anda buradan şirketi aklayalım, seneye tekrar bu salonda buluşalım diğer bir facia ile. Sanıklar taksirle yargılanmayı bekliyor bir de öbür görevliler arıyorlar” dedi.

“Daha fazla altın için öldüler”

Yaşananın bir cinayet olduğunu belirten ve üretim siyasetini eleştiren Doğan, nitelikli çalışanların işten ayrılmaya zorlandığını söyleyerek, “” dedi.

“Hedef tutturmak için okside yüklendiler”

Madende can veren Ramazan Çimen’in kardeşi Yakup Çimen, gelen tazminat taleplerini kabul etmediklerini, davadan çok önemli bir kararın çıkacağını düşündüklerini söyledi. Facia sonrası muhatap bulamadıklarını, krizi kendilerinin yönetmek zorunda kaldıklarını anlatan Çimen, “Şirket hedef tutturabilmek, açığı kapatmak için okside yüklendi. Adeta altını topraktan son damlasına kadar almak istediler… Bir yılda 75 tane beyaz yaka işten ayrılmak zorunda kaldı. Kalan mühendislerin de karar verme yetkisi yoktu” dedi. 

“Üretim hırsından, baskısından” bahseden Çimen, kaçan kimi sanıkların yahut mahkeme salonunda olan sanıkların dışında diğer sorumluların da sanık sandalyesinde yargılanması gerektiğine vurgu yaparak,  “Bu suçluları getirip yargının önüne çıkaracaksınız ki vicdanımız rahat olsun. Kanıt karartmaların olduğunu düşünüyorum, mailler silindi mi, kimi maillere erişilemedi, neden erişilemedi bütün bunlar aydınlığa çıksın” dedi. Çimen, gerçek açığa çıkana kadar mücadele etmeye devam edeceğini ekledi. 

Kendisiyle ilgili olarak ‘Hem çalıştı hem de Anagold’dan şikayetçi’ diye konuşulduğunu belirten Çimen,  “Benim koyunumu ver, toprağımı ver, geçmiş ömrümü ver o zaman. Orası artık kanlı toprak, o toprağın sahibi benim, orada abimin kanı var, babamın ailemin mezarı var. Gelecek kuşaklar için de buradan adil bir karar çıkması çok önemli” sözlerini kullanarak bunun öteki maden işverenlerine da ders olacağını söyledi.

 

 

 

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.