Merve Dizdar: Cannes sokaklarında tek başıma elimde mükafatla yürümeye başladım, her şeye duyduğum bir minnet duygusu vardı

En son Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Kuru Otlar Üstüne’ sinemasıyla Cannes Sinema Festivali’nde En İyi Bayan Oyuncu mükafatını alan Merve Dizdar, “Elimde ödül oradan çıktım. Cannes sokaklarında tek başıma elimde mükafatla yürümeye başladım. Bunun hissini açıklayamam, her şeye duyduğum bir minnet duygusu vardı” dedi.
Hürriyet’ten Hakan Gence’nin sorularını yanıtlayan Merve Dizdar, “Ben kendime güvenirim. Kimsenin ne yaptığıyla, nasıl oynadığıyla, neler yapabileceğiyle ilgilenmiyorum. Her zaman daha iyisi var. Ben kendime zul bir beşerim, kimseye zul değilim. Sabaha kadar o rolü kendim düşünürüm. Biriyle rekabet, birini kıskanmak kendini yediğin bir şey, bence en tehlikelisi” diye konuştu.
Dizdar, Cannes’daki anılarını şöyle anlattı:
“‘Film çok hoş, bir ödül kesin alır’ diyordum. Sıra en iyi bayan oyuncuya geldi. “Mervo Duzdar” diye bir söz duydum. Bilge (Nuri) Hoca’ya baktım. Alkışlayınca anladım. “Allah” dedim. Sonrası flu. Bir parti vardı. Havai fişekler patlıyordu. Elimde ödül oradan çıktım. Cannes sokaklarında tek başıma elimde mükafatla yürümeye başladım. Bunun hissini açıklayamam, her şeye duyduğum bir minnet duygusu vardı.
İki defa gittim Cannes’a. İlk hafta sinema gösterilmişti. Otelden çıkarken otelin kartına bir not yazdım ‘Mervecim, ne zaman üzülürsen, ümitsizliğe kapılırsan bunu oku, sinemanın Cannes’a gitti.’ O notu buldum. ‘Merve mükafatı aldın’ diye ekledim.”
Vizyona giren Kar ve Ayı filmi
Dizdar, bu hafta vizyona giren ‘Kar ve Ayı’ sineması hakkında da şunları kaydetti:
“Filmin senaryosunu çok beğenmiştim, direktörümüz Selcen’in de (Ergun) ilk sinemasıydı. Ben de içinde olmak istedim. Sinemada idealist bir hemşire olan Aslı rolündeyim. Aslı, ailesi karşı çıksa da mesleğini yapmak için atandığı köye gidiyor. Gittiği köye ahenk sağlama uğraşı, daha önce solumadığı bir havada yaşadığı olay sonrası vicdan muhasebesi… Pek çok şeyi sorguluyor seyirci de Aslı’yla birlikte.
Epey soğuktu, hatta sinemadan sonra tekrar bir kış sineması yapmayacağım dedim ama tam peşine ‘Kuru Otlar Üstüne’nin setine gittim.”
“Ben sanatla nefes alıyorum”
Dizdar, “Bu sinema bayan olmanın zorluklarını gösteriyor. Sence bir sinema yahut sanat bu tip bahislerde bir şeyleri değiştirebilir mi?” sorusuna, “İnsan olmanın zorluğu aslında, insanlar birbirine hayatı zorlaştırabiliyor. Ben sanatla nefes alıyorum. Her izlediğimizden etkileniyoruz, bir yerinden yakalıyor sizi” diye cevap verdi.
“Nuri Bilge Ceylan’ın esasen hayranıydım. Beni seçtiği için de çok mutluyum”
“Bir diğer sinema sinemanın ‘Kuru Otlar Üstüne’. Nuri Bilge Ceylan’la çalışmak zor mu?” sorusunu da Dizdar şöyle cevapladı:
“Nuri Bilge Ceylan’ın esasen hayranıydım. Beni seçtiği için de çok memnunum. Çok iyi anlaştık. Ben de o derece rollere ve karakterlere takığım. Hoca “Bir de şunu dene” dediğinde ben “Şunu da deneyeyim mi” derim. Vaktimiz vardı, çok şey denedik. Bu bence bir oyuncu için nimet.”
Röportajın tamamını okumak için .