Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması için “güven verici bir havanın” olmadığı belirtiliyor. ABD istese uzun vadeli barış sağlayabileceği, ama bunu istemediği kaydediliyor. Neden? Filistin-İsrail çatışması bağlamında, ABD’nin çıkarı ne? Yoksa bölgedeki pozisyonunu güçlendirmek için bu çatışmadan mı yararlanıyorlar?
Askeri Siyaset Bilimcileri Birliği’nin uzmanı, Plehanov Ekonomi Üniversitesi Siyasi Tahlil ve Sosyal-Psikolojik Süreçler Daire Başkanı Andrey Koşkin, İsrail’in ABD için jeopolitik ehemmiyetine dikkat çekerek Amerikalıların, Filistin-İsrail çatışmasının sıcak kademesini uzatarak bölgeyi denetim etme imkanını genişletmeye çalıştığını belirtti:
“İsrail’in, ABD’nin Ortadoğu’daki uzantısı olduğunu hepimiz çok iyi anlıyoruz. İsrail, ABD’nin Ortadoğu’daki kalesi. İsrail, ABD’nin Ortadoğu’daki durumu denetim etmesine izin veren batmaz bir uçak gemisi. Arap-İsrail savaşlarını ve çatışmaları tahlil ederseniz, ABD’nin bunları kışkırtarak kendi denetimini uyguladığını anlarsınız. Günümüzdeki Filistin-İsrail tansiyonu de istisna değil.”
Koşkin’in görüşüne göre, Washington’un tamamen kışkırtıcı açıklamaları da bundan kaynaklanıyor:
“ABD’li yetkililerin yaptığı açıklamalarının Filistin-İsrail problemini çözmeye değil, mümkün olduğu kadar uzatmaya yönelik olduğu tamamen doğal. Ortadoğu çatışması örneğinde, ABD’nin klâsik teknolojilere sürdüğünü görüyoruz. Bir yandan, Gazze Şeridi’ndeki sivillerin acı çekmemesi için titiz bir şekilde Hamas militanlarının tespit edilmesi davetinde bulunuyorlar. Öte yandan da İsrail’i saldırganlığını ve insanlık dışı eylemlerini sürdürmeye teşvik eden kışkırtıcı açıklamalar yapıyorlar. Bu, ABD siyasetinin tabiatı. ABD, dünya üzerindeki hakimiyet siyasetini sürdürmeye ve ne kıymetine olursa olsun dünyanın en çok önemli bölgelerinde bu pozisyonunu müdafaaya devam edecek. Ortadoğu da bilindiği benzeri dünya siyasetinin mutfağı.”