DOLAR
45,9045
EURO
53,4433
ALTIN
6.568,35
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Sinyalci, işveren, takla atmak, Şampiyonlar Ligi”; Barış Pehlivan cezaevi jargonunu yazdı

“Sinyalci, patron, takla atmak, Şampiyonlar Ligi”; Barış Pehlivan cezaevi jargonunu yazdı

“Sinyalci, işveren, takla atmak, Şampiyonlar Ligi”; Barış Pehlivan cezaevi jargonunu yazdı
08.09.2023 09:00
54
A+
A-

Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle 5. kere cezaevine giren gazeteci Barış Pehlivan, Cumhuriyet’teki köşesi için kaleme aldığı yazıda, yıllar içinde cezaevi kültüründeki birçok kavramı öğrendiğini fakat açık cezaevine girince ilk defa duyduklarını kaleme aldı.

Pehlivan cezaevi jargonunda öğrendiği kimi sözleri şöyle sıraladı…

Kafa: Açık cezaevindeki ankesörlü telefon kuyruğunda sıranın başındaki kişi.

28’lik: Periyodik hapis kararlarında azamî yatılan 28 yılla cezalandırılan mahkûm.

Ortalık 56: Ortalığın karışması ve kaos olması. 1956 yılında yapılan ve bol gürültülü olmasıyla bilinen motorlara atfedilir.

Meydancı: Koğuşun temizlik, bulaşık gibi günlük işlerinden sorumlu mahkûmu. Karşılığında günde bir paket sigara verilir.

Gececi: Koğuşta herkes uyuduktan sonra nöbet tutan mahkûm. Muhtemel meselelere karşı ilk müdahaleyi yapar.

Mümessil: Koğuşun yönetiminden sorumlu olan mahkûm.

Sinyalci: Mahkûmdan daima bir şeyler isteyen kişi.

İşveren: İspiyonculuk yapan kişi.

Ameliyat etmek: Güçlü bir mahkûmun varlığından faydalanmak.

Fitili sağlam olmak: Cezaevinde ihtiyaç duyulan materyalleri saklamak, biriktirmek.

Trafik yapmak: Cezaevi içinde gereç alışverişinde bulunmak.

Yer değiştirmek: Cezaevi içinde hırsızlık olayının olması.

Havalandırma yapılması: Görevlilerin koğuş içinde ayrıntılı arama yapması.

Koğuşun patlaması: Koğuş içindeki mahkûmların öbür koğuşlara dağıtılması.

Kapıya vermek: Bir mahkûmun öteki koğuşa gönderilmesini sağlamak.

Paket Olmak: Öteki cezaevine gönderilmek.

Tek tekte olmak: Tek kişilik hücrede kalmak.

Terso yatmak: Muhtaçlıklarını karşılayacak parası olmadan hapis yatmak.

Takla atmak: Görevli memura yalakalık yapmak.

Volta olmak: Dışarıda firari bir şekilde yaşamak.

Deli voltası/Bayrampaşa voltası: Kalabalık cezaevlerindeki avlularda yapılan, mahkûmların arka geriye dizilerek attığı volta biçimi.

Kapı altına dikkat: Mahkûmun tahliye olmasını engelleyen, unuttuğu bir suç evrakına dair ikaz.

Şampiyonlar Ligi: Kabadayıların ve ünlü mahkûmların hapis yattığı yer.

Yazının tamamı

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.