DOLAR
44,8650
EURO
52,9536
ALTIN
6.903,16
BIST
14.251,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Fehmi Koru: Netanyahu’nun savaşına İsrail’den ve Amerikalı bir Musevi’den de itirazlar var

Fehmi Koru: Netanyahu’nun savaşına İsrail’den ve Amerikalı bir Musevi’den de itirazlar var

Fehmi Koru: Netanyahu’nun savaşına İsrail’den ve Amerikalı bir Musevi’den de itirazlar var
29.11.2023 06:40
41
A+
A-

* Fehmi Koru

Hamas ile İsrail arasındaki savaşa ara verildi, üstelik taraflar ortayı 48 saat daha uzattılar. Bu gelişmeyi sağlamak için araya girenler, savaşın sona ermesi beklentisindeler.

Joe Biden onlardan biri.

Arada, anlaşıldığı üzere, iki taraf ellerinde bulunan esirleri serbest bırakıyorlar. İsrail üç kişiyi bırakıyor, Hamas ise bir kişiyi. Hamas ekseriyetle yabancılar ile çocukları ve yaşlıları teslim ediyor.

Savaşa ara verilene kadar hangi taraf daha iyi durumdaydı?

İsrail genelkurmay başkanı Hirzi Halevi, Karar gazetesinin haberine göre, “Ordumuz 7 Ekim’de başarısız oldu” açıklamasında bulunmuş ve ortalık yatıştığında geniş çaplı soruşturmalar başlatılacağını da söylemiş…

Kimileri, Hamas’ın, başlattığı savaştan kayıplara uğrayarak bugüne geldiği kanaatinde.

Halevi’nin açıklaması, Hamas militanlarının, pürüzleri yıkarak Gazze’den çıkıp İsrail topraklarında gerçekleştirdiği eylemleri öngörememekle ilgili olabilir., Ordu istihbaratında Gazze’deki Hamas faaliyetlerini izlemekle görevli ofisin bayan elemanlarının, olağanüstü bir gelişme hazırlığını fark ettiklerini ve bunu kumandanlarına bildirdikleri halde ikazlarının dikkate alınmadığını İsrail basını yazdı esasen.

Bizim basına da yansıdığı için biliniyor: İsrail’de iki lisanda -İbranice ve İngilizce- çıkan Haaretz gazetesi, 7 Ekim günü İsrail’in uğradığı ataklarda hayatını kaybettiği bildirilmiş olan, çoğu sabahlara kadar sürmüş bir konserin izleyicisi şahısların bir kısmının, İsrail helikopterleri tarafından açılan ateşle öldüğünü yazdı. Savaşta olan bir ülkede, muhalif de olsa bir gazetenin, ülkesinin yürüttüğü savaşa kuşkuyla bakılmasını getirmesi kaçınılmaz olan bir haberi verebilmesi bizde pek dikkate alınmadı.

Oysa, Haaretz savaşın başından itibaren İsrail’in propaganda düzeneğinin yaymaya çalıştığı çoğu geçersiz, palavra ya da kandırma maksatlı haberlere prestij etmediği gibi, yeri geldiğinde onları düzeltmeyi ve doğruları yazmayı da görev biliyor.

Gazetecilik görevi…

Yalnız Haaretz de değil, dijital medyada da Netanyahu ve etrafının hoşuna gitmeyecek haber ve yorumlar her geçen gün daha da artıyor.

İsrail ile istediği takdirde o ülkenin vatandaşı olabilecek kadar yakınlığı bulunan, yalnız Yahudilerin yaşadığı bölgelerde değil, Gazze’de ve Batı Şeria’da da bir dönem yaşamış olan Amerikalı muharrir Max Blumenthal savaş tersliğinde daha ileride.

Blumenthal’in savaşla ilgili çok önemli detaylar içeren yazılarından haberdar olmamı, ona yanıt olarak yazılmış bir yazı vesilesiyle, yeniden Haaretz sağladı.

Amerikalı Blumenthal’in, İsrail’de, Gazze’de ve Batı Şeria’da yaşayarak gözlemlediği gerçekleri evrakları ve tanıklıklarla aktardığı ‘Goliath: Life and Loathing in Greater Israel’ kitabı, hem haftalar uzunluğu çok satanlar listesinde kalmış, hem de müellifine ‘Lennan Vakfı’ mükafatını getirmiş.

Vaktiyle yazılarını yayımlattığı New York Times, Los Angeles Times gazeteler ve değişik siyasi mecmualar yazdıklarına yer vermemeye başlayınca, Blumenthal ‘The Grayzone’ isimli kendi sitesinden okurlarına ulaşıyor.

İki gün ortayla yazdığı iki yazı İsrail’in canını sıkmış görünüyor.

Can sıkıcı yazılarının birincisinin başlığı şu: “Görgü şahitlerine göre, İsrail’in 7 Ekim’den sonra poster olarak kullandığı çocuğu İsrail tankı öldürmüş.”

Daha yakınlarda -27 Kasım’da- yayımladığı yazısının başlığını da vereyim: “İsrailli tank kullanıcısı, kibbutzlara ayırım gözetmeksizin ateş açılması buyruğu verildiğini ifşa ediyor.” [‘Kibbutz’ bir tıp komün hayatı yaşanan İsrail köyleri…]

Herzi’nin, başında bulunduğu ordunun 7 Ekim’de başarılı olmadığını ve bahsin savaş bitince soruşturulacağını duyurması ile Blumenthal’in yazılarında değerlendirdiği yanlışlıklar örtüşüyor.

Eminim, savaş sonrası başlatılacak soruşturmalarda ve mevzu Uluslararası Ceza Mahkemesi önüne gittiğinde, onun aktardığı tanıklıklar da gündeme gelecektir.

Şimdiden bilinen, İsrail’in propaganda sisteminin daha ilk günden yaygın kullanıma soktuğu, Batılı başkanları yanıltıp hallerini belirlemede tesirli olmuş pek çok detay, ya palavra yahut gerçeğin aksine döndürülmüş hali.

ABD başkanı Biden ne zaman ağzını açsa, Hamas’tan, “Çocukların başını kesebilecek vahşette bir terör örgütü” kalıbını kullanmaya devam ediyor.

O bilginin palavra olduğu tekraren kayda geçirildiği halde…

İsrail kendi ülkesinin insanlarının da ölmesine yol açan bu savaşta, yalnızca 7 Ekim günü değil, savaşın bütününde de başarılı olamadı.

Hamas lider takımından tek insanı öldürebildiğini ya da yakaladığını duyduk mu İsrail’in?

Arada, elinde tuttuğu çocuklar ile bayanlar ve yaşlıları serbest bırakıyor, çoğu asker ya da istihbaratçı daha genç esirleri ise elinde tutmaya devam ediyor Hamas.

Geçmişte, yalnızca bir askerinin –Gilad Shalid’in- sağ teslim edilmesi karşılığında binden fazla Filistinli esiri serbest bırakmıştı İsrail.

Böyle bir savaştan Netanyahu’nun ve onun başbakanı olduğu İsrail’in üstün çıkmaması gerekir…

* Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.