DOLAR
45,9107
EURO
53,4514
ALTIN
6.623,89
BIST
14.200,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Mehmet Altan yazdı: “Ya barbarlık ya pan-hümanizm”…

Globalleşme, can acıtıcı eşitsizliklere, türlü zorluklara, derin krizlere karşın ‘insan odaklı’ bir dünyaya doğru yol alıyor…

Mehmet Altan yazdı: “Ya barbarlık ya pan-hümanizm”…
26.07.2023 15:20
52
A+
A-

Basın Tarihi’ni yazmaya hazırlanırken 18 yıl evvelki köşe yazılarından farklı bir örnek apansız çıkageldi…
 
18 yıl evvelki yazı şöyle başlıyor:
 
“Osmanlı mutfağının lezzetlerini her daim canlı tutarak bizleri mutlu kılan Beyoğlu’nun girişindeki Hacıbaba Restoran’ın, yandaki kilisenin bahçesine bakan terasında Ağustos sonunun kırık dökük ışıkları altında bir ortada olduğumuz dostlarımızdan biri, dünyada şimdi embriyon halindeki yeni bir akımın varlığından söz etti: Pan-hümanizm…”

“Küreselleşmenin yeni ideolojisi: Pan-hümanizm” başlıklı yazı şöyle devam ediyor:

“Bizim coğrafyada ‘hümanizm’ tehlikeli sayılır…

Vaktiyle ANAP’lı Gökhan Maraş döneminde Kültür Bakanlığı’nın resmi mecmuasında, o periyodun Arşivler Genel Müdürü’nün imzasını taşıyan ve ‘hümanizma Türk kültürünün düşmanıdır’ diyen bir yazı okumuştum da şaşkına dönmüştüm…

Zaten daha sonra Kültür Bakanı olan ve birlikte çalıştığımız Fikri Sağlar ile de tanışmam o yazı hakkında yazdığım tenkitler vesilesiyle oldu.

Bizde ‘pan-Türkizm ya da pan-turanizm’ ya da ‘pan-İslamizm’ daha geçerlidir…

Hâlbuki şu anda dünya, ırkı yahut dini değil, bizatihi ‘insanı’ esas alan yeni bir anlayışa doğru yöneliyor.”

***

Yazı şöyle bitmiş:

“Biz endüstrileşmesini tamamlayamamış bir tarım toplumuyuz. Ulus, devleti değil, askeri bir heyet devlet eliyle ‘ulusu’ oluşturmuş… Rönesans’tan geçmediğimiz için eski Yunan kompleksi bize birçok yanılgı yaptırtmış… İnsanlığın temel pahalarını tam içselleştirmemişiz… 

Üstelik bunları aşmaya yarayacak bir özeleştiriye de hiçbir zaman sıcak bakmamışız…

O nedenle ‘insana en üst değeri veren’ hümanizmayı değil, dini ve ırkı temel değer olarak almışız…

Hâlbuki şu anda insan beyinsel yaratıcılığıyla ‘birey olarak’ her türlü pahanın önüne geçerek yüceliyor… Bir manada ikinci Rönesans…

İkinci Rönesans’ın da temel niyeti bu kez ‘pan-hümanizm.’

İnsan yeniden doğuyor.”

***

“Pan –Hümanizm” yazısı geniş bir ilgi görmüş…

İlk yazıyı yazdığım 29 Ağustos 2005 tarihinden iki hafta sonra Küreselleşmenin yeni ideolojisi: Pan-hümanizm’e devam…” başlıklı, pan-hümanizm kavramını daha da derinleştiren ve kavramı bulan Romain-Rolland’dan uzunca bahseden ikinci bir yazı daha yazmışım…

“Daha evvelce toprak, kilise, sermaye, ulus-devlet kendi hipnozlarını yaratarak bunları propagandaya dökmeye çalışırken, şimdi ‘beyinsel yaratıcılık’ en büyük zenginliği doğurduğundan, ‘insan’ kavramı tüm eski koşullanmaların önüne geçti…

Küreselleşme, can acıtıcı eşitsizliklere, türlü zorluklara, derin krizlere rağmen ‘insan odaklı’ bir dünyaya doğru yol alıyor…

Din diye, ırk diye, mezhep diye çıldıranlara da ‘insanı, yalnızca insanı’ esas ve temel değer alan ‘pan-hümanizmi’ sunuyor…

İnsanlığın ‘insanı’ yeniden keşfettiği yeniçağa yakışan bir ideoloji pan-hümanizm.

***

2005 yılında yazılan köşe yazılarının 2023 yılında çıkagelmesine gelince…

Bir ağustos sonu öğleüstü sofrasında kavramı bize tanıtan kadim dostum Sabahattin Şen, geçen gün Almanya’da aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin oy oranının anketlerde yükselmesine dikkat çeken bir yazı gönderdi.
 
İspanya’da aşırı sağın ve şu anda de Nazizm peşindeki bir Alman partisinin güç kazanma tehlikesini hatırlatan iletisine cevaben “cinnet çağı” diye yazdım…
 
Bana bunların “daha fragman” olduğunu söyleyen karamsar bir yanıt verdi, sonra da “20 yıl önce ‘ya barbarlık ya Pan-hümanizm’ demiştik” diyerek kısmen alıntıladığım iki yazıyı gönderdi…
 
Ben de “Pan-barbarizm oldu” yanıtı verdim.
 
Dünyayı ve Türkiye’yi tarassut kulesinden itina ve dikkatle tarayan dünyalı dostum Sabahattin Şenile kısa mesajlaşmamız sona erdi…

***
 
21. yüzyıl yerli yerine oturamadı, yoluna huzurlu devam edeceği bir evreye taşınamadı…
 
Zaten 18 yıl önce de “Küreselleşme, can acıtıcı eşitsizliklere, türlü zorluklara, derin krizlere rağmen ‘insan odaklı’ bir dünyaya doğru yol alıyor…” diye yazmışım…
 
Şimdi de aynı fikirdeyim…
 
Teknolojik değişim ile sosyal değişimin suratı arasında büyük fark var…
 
Teknoloji çok süratli ilerliyor, sosyal değişim ise çok daha yavaş… Bu da insanları ürkütüyor, yeniçağda kendine yer bulamayacağından korkanların sayısı artıyor ve toplumsal krizler çıkıyor.
 
Ama insanlık her şeye karşın ileriye doğru yol almaktan vazgeçmiyor, süreksiz yalpalamalara karşın toplamda berbata gitmiyor.
 
***
 
“Pan hümanizm” konusu bir diğer açıdan da 2005 ve 2023 yıllarını nitelik açısından kıyaslama imkânı verdi…
 
Neler konuşuyormuşuz, şu anda neler konuşuyoruz?
 
Nereden nereye…
 
Neyse…
 
Enseyi karartmayın…
 
İnsanlık berbata gitmez.
 
Bazen “daha ileriye sıçramak” için biraz geriler.
 
“gerilemenin” acısını çekiyoruz şimdi.


P24’ten alınmıştır. 

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.